<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Marketing Türkiye &#187; Fikirler ve Düşünceler</title>
	<atom:link href="http://www.marketingturkiye.net/category/fikirlerdusunceler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.marketingturkiye.net</link>
	<description>Marketing Türkiye; merkezinde pazarlamanın yer aldığı konular üzerindeki düşünce, yorum, fikir, eleştiri, tecrübe ve gelişmelerin paylaşıldığı internet platformu...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 03:30:53 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bırakın Ürününüzün Reklamını Başkaları Yapsın</title>
		<link>http://www.marketingturkiye.net/birakin-urununuzun-reklamini-baskalari-yapsin/</link>
		<comments>http://www.marketingturkiye.net/birakin-urununuzun-reklamini-baskalari-yapsin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 03:30:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alternatif Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Fikirler ve Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratıcı Reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[apple marketing]]></category>
		<category><![CDATA[apple pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[apple reklam]]></category>
		<category><![CDATA[apple reklamı]]></category>
		<category><![CDATA[apple reklamları]]></category>
		<category><![CDATA[audi iphone takvim]]></category>
		<category><![CDATA[audi iphone uygulaması]]></category>
		<category><![CDATA[audi modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Audi Reklamı]]></category>
		<category><![CDATA[Audi Reklamları]]></category>
		<category><![CDATA[audi takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[canal+]]></category>
		<category><![CDATA[canal+ fransa]]></category>
		<category><![CDATA[canal+ iphone]]></category>
		<category><![CDATA[canal+ iphone reklam]]></category>
		<category><![CDATA[canal+ reklam]]></category>
		<category><![CDATA[fransız tv canal+]]></category>
		<category><![CDATA[Iphone Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[iphone pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[iphone reklam]]></category>
		<category><![CDATA[iphone reklamı]]></category>
		<category><![CDATA[iphone reklamları]]></category>
		<category><![CDATA[iphone uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[iphone uygulaması]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik Mecra]]></category>
		<category><![CDATA[klasik mecralar]]></category>
		<category><![CDATA[reklamlarda iphone]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcı mecra]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcı mecralar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni mecra]]></category>
		<category><![CDATA[yeni mecralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.marketingturkiye.net/?p=1225</guid>
		<description><![CDATA[Smartphone&#8217;lar teknojik oyuncaklar ve moda objeleri olmanın ötesinde artık&#8230; Kimsenin ayak basmadığı topraklara IPhone ile ilk bayrağı diken Apple, ürünü hayatın kendisiyle bütünleştiren uygulamaları ve eklentileriyle yeni bir mecra haline geldi. Bu sayede ürünlerinin reklamlarını tek kuruş harcamadan, dünyanın her yerinde, her sektörden markaya yaptırabiliyorlar.
Iphone üzerinde çalışan bir uygulama sahibi olmak firmalar için prestij meselesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Smartphone&#8217;lar teknojik oyuncaklar ve moda objeleri olmanın ötesinde artık&#8230; Kimsenin ayak basmadığı topraklara IPhone ile ilk bayrağı diken Apple, ürünü hayatın kendisiyle bütünleştiren uygulamaları ve eklentileriyle yeni bir mecra haline geldi. Bu sayede ürünlerinin reklamlarını tek kuruş harcamadan, dünyanın her yerinde, her sektörden markaya yaptırabiliyorlar.</p>
<p>Iphone üzerinde çalışan bir uygulama sahibi olmak firmalar için prestij meselesi haline geldiğinden beri bir çok firma ya değişen iletişim dinamiklerini yakaladığını göstermek için ya da bu yeni interaktif dünyanın insanlarına ulaşabilmek adına Iphone&#8217;u ürün ve/veya hizmetlerini tanıtmak için bir mecra olarak kullanmaya ve bu amaçla geliştirdikleri uygulamalarını tanıtmak için klasik mecralardaki reklamlarında Iphone&#8217;a yer vermeye başladılar.</p>
<p>Fransa&#8217;dan Canal+&#8217;(n)ın kullanıcıların Iphone üzerinden film, spor müsabakası vb. izlemesini sağlayan uygulamasını tanıtmak için yayınladığı reklamlar bu duruma iyi bir örnek;</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1226" title="Iphone reklam" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/07/Double-CiPhone-1.jpg" alt="" width="600" height="424" /></p>
<p><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/07/Double-CiPhone-2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1227" title="Iphone futbol reklam" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/07/Double-CiPhone-2.jpg" alt="" width="600" height="424" /></a></p>
<p>Iphone&#8217;un dokunmatik ekranı ile maçları, filmleri parmağınızın ucuna getiren Canal+ aynı konseptte bir de reklam filmi hazırlamış;</p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="600" height="400" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="bgcolor" value="#090909" /><param name="src" value="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFFEQllAWhI=" /><param name="wmode" value="window" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="400" src="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFFEQllAWhI=" allowfullscreen="true" wmode="window" bgcolor="#090909"></embed></object></p>
<p style="text-align: left;">Audi ise bu yıl hazırlattığı takvimlerde otomobil modellerine fotoğraflarda yer vermek yerine takvimi bir uygulama aracılığıyla Iphone&#8217;la etkileşimli hale getirmeyi seçmiş.</p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="600" height="400" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xe76t4?additionalInfos=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="600" height="400" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xe76t4?additionalInfos=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object><br />
<strong><br />
</strong><em></em></p>
<p style="text-align: left;">Bunlar gibi birçok örneğe her geçen gün rastlıyoruz ve sanırım rastlamaya da devam edeceğiz. Iphone&#8217;un birçok markanın reklamlarında yer alıyor olması, özellikle teknolojik ürünlerde, ürünün içinde yer alan entegreler kadar, ürünün hayata entegre olabilmesinin ne denli önemli olduğunu gösteriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.marketingturkiye.net/birakin-urununuzun-reklamini-baskalari-yapsin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nokia&#8217;da Değişim Rüzgarları</title>
		<link>http://www.marketingturkiye.net/nokiada-degisim-ruzgarlari/</link>
		<comments>http://www.marketingturkiye.net/nokiada-degisim-ruzgarlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 03:30:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alternatif Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Fikirler ve Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[abd teknoloji ceo]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı telefon pazarı]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı telefon pazarı rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[amerikalı ceo]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Apple CEO]]></category>
		<category><![CDATA[Apple CEOsu]]></category>
		<category><![CDATA[apple marketing]]></category>
		<category><![CDATA[apple pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[apple rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[Apple'ın CEOsu]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu pazarı]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu pazarı dinamikleri]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu pazarı rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en büyük telefon üreticisi]]></category>
		<category><![CDATA[finlandiya ceo]]></category>
		<category><![CDATA[finlandiya marka]]></category>
		<category><![CDATA[finlandiya şirket]]></category>
		<category><![CDATA[iphone]]></category>
		<category><![CDATA[Iphone CEO]]></category>
		<category><![CDATA[Iphone CEO'su]]></category>
		<category><![CDATA[Iphone Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[iphone pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[iphone rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[Iphone'un CEO'su]]></category>
		<category><![CDATA[Jorma Ollila]]></category>
		<category><![CDATA[nokia]]></category>
		<category><![CDATA[Nokia CEO]]></category>
		<category><![CDATA[Nokia CEOsu]]></category>
		<category><![CDATA[nokia da değişim]]></category>
		<category><![CDATA[nokia da değişim rüzgarları]]></category>
		<category><![CDATA[nokia marketing]]></category>
		<category><![CDATA[nokia pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[nokia rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[nokia yıllık karı]]></category>
		<category><![CDATA[Nokia Yönetim Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[Nokia Yönetim Kurulu Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Nokia'nın CEOsu]]></category>
		<category><![CDATA[Nokia'nın karı]]></category>
		<category><![CDATA[nokiada değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Olli-Pekka Kallasvuo]]></category>
		<category><![CDATA[pazar dinamiklari]]></category>
		<category><![CDATA[smartphone pazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Wall Street Journal]]></category>
		<category><![CDATA[Wall Street Journal gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Wall street journal haberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.marketingturkiye.net/?p=1219</guid>
		<description><![CDATA[9 Nisan 2010 tarihinde yazdığım teknoloji ve iş dünyası konulu yazımda, markalaşma yolunda fonksiyonellikle insanların ihtiyaçlarına cevap vermenin yanında, çarpıcı bir tasarım gibi duygulara hitap eden özelliklere de sahip olmanın gerekliliğini rakiplerinden çok önceleri fark eden Nokia&#8217;nın, öncülüğünü yaptığı bu akımın dinamizmine ayak uyduramayıp, kurallarını kendi koyduğu oyunda, ABD pazarında Apple IPhone&#8217;a karşı üst üste [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>9 Nisan 2010 tarihinde yazdığım teknoloji ve iş dünyası konulu yazımda, markalaşma yolunda fonksiyonellikle insanların ihtiyaçlarına cevap vermenin yanında, çarpıcı bir tasarım gibi duygulara hitap eden özelliklere de sahip olmanın gerekliliğini rakiplerinden çok önceleri fark eden Nokia&#8217;nın, öncülüğünü yaptığı bu akımın dinamizmine ayak uyduramayıp, kurallarını kendi koyduğu oyunda, ABD pazarında Apple IPhone&#8217;a karşı üst üste yenilgiler aldığını yazmıştım.</p>
<blockquote><p>&#8220;İş Dünyasının Betonu; Teknoloji&#8221; başlıklı yazıdan.<br />
&#8220;İletişim bir ihtiyaçtır, farklı ve şık görünen, kişiye özel aksesuarlar veya seyahat sırasında oyun oynayabilmek ise istek. Telefonu sattıran şey, teknoloji değil; Nokia’nın yıllar önce görmeyi başardığı kavramlar; rekleri, şekli, kişiselleştirilebilmesi, tasarımı… <strong>İronik olan ise, Nokia’nın yıllar içerisinde değişen pazar dinamiklerine adapte olabilmenin ötesinde yeni istekleri anlayabilme becerisinin körelmesi ve dünya devi olmasını sağlayan aynı kavramlardan dolayı ABD pazarında Iphone’a yenilmesi…</strong>&#8220;</p></blockquote>
<p>Wall Street Journal kaynaklı yazıya göre, pazar payı %41&#8242;den %39&#8242;a düşen Nokia, çözümü 1980&#8242;den beri Nokia için çalışan ve 4 yıldır görevini CEO olarak sürdüren Olli-Pekka Kallasvuo ile yollarını ayırmakta buldu. Nokia&#8217;dan gelen resmi bir açıklama olmaması, bu durumu spekülasyon statüsünden kurtaramamakla birlikte Kallasvuo spekülasyonla ilgili CNBC televizyonuna yaptığı açıklamada şöyle konuştu;</p>
<blockquote><p>&#8220;Geçtiğimiz haftalardan, pozisyonum ve benimle ilgili bir çok spekülasyon dolaşıyor. Bunun Nokia&#8217;ya zarar verdiği ve öyle ya da böyle buna bir son verilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu konuya ışık tutabilecek bir konumda değilim bu yüzden daha fazla yorumum yok, elimdeki işlere odaklanmaya çalışıyorum.&#8221;</p></blockquote>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.marketingturkiye.net/nokiada-degisim-ruzgarlari/"><img class="size-full wp-image-1220 aligncenter" title="olli-pekka-kallasvuo nokia ceosu" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/07/olli-pekka-kallasvuo-02full.jpg" alt="" width="600" height="400" /></a></p>
<p>Iphone&#8217;la rekabet etmeye çalışırken, yılın ikinci çeyreği itibariyle net karının %40&#8242;ını kaybeden Nokia konuyla ilgili suskunluğunu resmen bozmasa da, yine Wall Street Journal&#8217;a göre Nokia yönetim kurulu başkanı Jorma Ollila ABD&#8217;nin en büyük teknoloji şirketlerinden birinin CEO&#8217;su ile görüşmüş, fakat CEO Finlandiya&#8217;ya taşınmayı reddettiğinden, gözünü başka bir Amerikalı CEO&#8217;ya dikmiş.</p>
<p>Wall Street Journal&#8217;ın bilgi edindiği kaynağın &#8220;Nokia değişimde çok kararlı&#8221; sözleri Nokia&#8217;nın ABD borsalarındaki hisselerini %5 yukarı taşıyarak ABD pazarının da bu değişime olumlu baktığını gösterdi.</p>
<p>Tarihte farklı ülkelerin, farklı çağlardaki dünya hakimiyetleri gibi, şirketlerin de pazarda dönem dönem hakimiyetleri, çıkışları inişleri olur. Tasarımıyla, kullanıcı dostu yapısıyla ve beraber uyum içinde çalıştığı Apple takım arkadaşlarıyla Smartphone çağının hakiminin Iphone olduğu, Nokia&#8217;nın takipçi konumuna düştüğü su götürmez bir gerçek. Ancak Nokia bu durumdan CEO&#8217;yu tek başına sorumlu tutup, değiştirerek her sene teknik direktör değiştirip, değişimi dikiş tutturamamakla eş anlamlı hale getiren futbol takımlarına benzeme tehlikesiyle karşı karşıya diye düşünüyorum. Iphone&#8217;a karşı alınan yenilgileri CEO&#8217;yu değiştirerek bertaraf etmeye çalışmak, CEO&#8217;ya &#8220;Iphona&#8217;u neden sen icat etmedin?&#8221; diye sormakla eş değer. Zira Olli-Pekka Kallasvuo&#8217;nun CEO koltuğuna oturduğu yılın, Iphone&#8217;un adeta patladığı 2006 yılı olduğunu, her ne kadar takipçi konumunda olsa da takibi olabildiğince yakın tutmak adına Kallasvuo önderliğinde ITunes&#8217;a rakip olarak, müziğinden, uygulamasına, temasına bol bedava ilçerik barındırarak smartphoneların hemen her ihtiyacına cevap veren Ovi Mağazası&#8217;nın geliştirildiğini ve zenginleştirildiğini, Nokia&#8217;nın yine bu dönemde çıkardığı bazı modellerinin düşük maliyet, kolay kullanım ve günümüz yaşantısıyla entegre özellikleriyle &#8220;Iphone Killer&#8221; (Iphone Katili) olarak adlandırıldığını unutmamak gerek.</p>
<p>Nokia&#8217;nın enerjisini kaybedilmiş savaşların sorumlularını aramaktansa, rövanşı almak adına  &#8221;i&#8221; jenerasyonunu anlayıp, Smartphone 2.0&#8242;a imzasını atmak için harcamasının daha mantıklı bir hareket olacağına inanıyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.marketingturkiye.net/nokiada-degisim-ruzgarlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Farklı Olmak yada Hiç Olmak!</title>
		<link>http://www.marketingturkiye.net/farkli-olmak-yada-hic-olmak/</link>
		<comments>http://www.marketingturkiye.net/farkli-olmak-yada-hic-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 03:30:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alternatif Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Fikirler ve Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[çin pazarı]]></category>
		<category><![CDATA[çin ve pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Farklı Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[farklılığın gerekliliği]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat kırma]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat rekabeti]]></category>
		<category><![CDATA[Hedef Kitle]]></category>
		<category><![CDATA[iphone]]></category>
		<category><![CDATA[iphone pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[iphone pazarlama hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Marka Değeri]]></category>
		<category><![CDATA[marka değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Marka Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[markaya değer katmak]]></category>
		<category><![CDATA[Niş Hedef Kitle]]></category>
		<category><![CDATA[niş kitle]]></category>
		<category><![CDATA[niş marka]]></category>
		<category><![CDATA[niş markalar]]></category>
		<category><![CDATA[phone başarı hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Segmentasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sektör devi markalar]]></category>
		<category><![CDATA[sensodyne]]></category>
		<category><![CDATA[sensodyne pazar lideri]]></category>
		<category><![CDATA[sensodyne pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[sensodyne pazarlama başarısı]]></category>
		<category><![CDATA[sıradanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.marketingturkiye.net/?p=1208</guid>
		<description><![CDATA[Bir markasıyla sektörde devleşmiş olup, farklı segmentlere hitap etmesi amacıyla var olan diğer küçük markalarını da ana markaları gibi pazarın ortasını hedefleyen markalar haline getirmelerini anlamıyorum bazı şirketlerin. En çok müşterinin bulunduğu orta kesim kaymağı bol ve risksiz gelse de asıl riski ihtiva eden kısımdır, iyice bakıldığında&#8230; Kalabalık,gözden kaybolup gitmenin an meselesi olduğu ve fiyatların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir markasıyla sektörde devleşmiş olup, farklı segmentlere hitap etmesi amacıyla var olan diğer küçük markalarını da ana markaları gibi pazarın ortasını hedefleyen markalar haline getirmelerini anlamıyorum bazı şirketlerin. En çok müşterinin bulunduğu orta kesim kaymağı bol ve risksiz gelse de asıl riski ihtiva eden kısımdır, iyice bakıldığında&#8230; Kalabalık,gözden kaybolup gitmenin an meselesi olduğu ve fiyatların önemli rol oynadığı bir kurtlar sofrası adeta pazarın ortası.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/07/Dare-to-be-Different-1.jpeg"><img class="size-full wp-image-1209 aligncenter" title="Farklı olmak" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/07/Dare-to-be-Different-1.jpeg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Farklı olmayı, bir önceki reklamdan farklı tarzda bir reklam çekmek olarak algılayan zihniyet için, farklı olmak, pazarın uçlarına yönelmek büyük risk. Bence asıl risk kullanıcı-egemen bir çağda görünmez olmak, tüketicinin reklama,ürüne karşı geliştirdiği bağışıklık sisteminin antikorları tarafından yenilip yutulmak.</p>
<p>Söylediğim gibi, hele ana markalarıyla pazar lideri olup ta niş markalarının sivri uçlarını törpüleyenleri hiç anlamıyorum. Yumuşatılmış özelliklerinden dolayı ne hedefledikleri niş kitleyle bütünleşip, marka bağlılığı olan az ama öz tüketici sayısına ulaşabiliyorlar, ne de yeterince büyüyüp pazarın ortasında büyük oyunculardan biri olabiliyorlar. Aynı alanda faaliyet gösteren birden fazla markası olan şirketlerin, niş markalar bulundurma amacı büyük markalarının pazarda ulaşamadığı yerlere ulaşmak olmalı. Büyük markalarından aldıkları güven, niş markalarında &#8220;ne şiş yansın, ne kabap&#8221; stratejisinden uzaklaşmak ve deneyselliğe açık olmak için gerekli cesareti vermeli diye düşünüyorum.</p>
<p>Farklı olmak, pazarın ortasına kenarlarından dolaşarak gelmek, küçücük bir hedef kitle ile sıkışıp kalmak ve düşük kâr olarak algılanmamalı. Sensodyne&#8217;i ele alın&#8230; Satış hacmi bakımından değil ama yapılan ciro açısından pazar lideri. Ne yaptı? Yıllar önce diş macunu toz şeklinde iken, tüpe koyan Colgate&#8217;in yaptığını&#8230; Tüpteki diş macununu alıp, gazlı metal tüplere koydu. Bu kadar&#8230; Farklı, eğlenceli, dikkat çekici. Basit ve etkili.</p>
<p>IPhone Türkiye&#8217;de nasıl bu kadar popüler oldu? Tam sayfa gazete reklamlarıyla mı? Prime time&#8217;da yayınlanan tv reklamlarıyla mı? Yoksa bu pazarda bu fiyat fazla, fiyat kıralım diyerek mi? Markaya hedef kitlesinin sahip olmayı istediği <strong>değerleri</strong> katabilirseniz, piyasada fiyat&#8217;tan başka rekabet edecek zeminler de oluşturursunuz kendinize. Iphone&#8217;u ilk, ya ABD&#8217;ye gittiğimizde, ya ABD&#8217;den gelen bir arkadaşımızın elinde gördük ve dilden dile yayıldı Iphone sahibi olmanın &#8220;prestiji&#8221;. Ufacık bir grup insandan, yaşam standartı ve ekonomik durumu ile orantısızlık hatta çelişki yaratacak insanlara kadar genişledi Iphone&#8217;un kitlesi. İşte bu pazarın kenarlarından dolaşarak ortasına gelmekten kastettiğim şey&#8230;</p>
<p>Farklılığı sadece fonksiyon bazında tutup, piyasanın göbeğindeki binlerce üründen biri olursanız, ne kadar iyi olursanız olun, Çin gibi düşük iş gücü maliyetli ülkelerde kopyalanıp, benzerlerinizle fiyat kırma çıkmazında debelenip durursunuz. Eğer farklılığa &#8220;Değer&#8221; penceresinden bakıyorsanız, yine Çin&#8217;de kopyalanırsınız, hatta Iphone&#8217;da olduğu gibi (ki Iphone&#8217;da Çin&#8217;de üretiliyor, yani Çin Malı) televizyonlu, çift sim kartlı fiyatı sizin ürününüzün 5&#8242;te biri olan Çin malı kopyalarınız da çıkar ancak umrunuzda bile olmaz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.marketingturkiye.net/farkli-olmak-yada-hic-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatı Kim Dolduracak?</title>
		<link>http://www.marketingturkiye.net/hayati-kim-dolduracak-efes-pilsen/</link>
		<comments>http://www.marketingturkiye.net/hayati-kim-dolduracak-efes-pilsen/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 03:30:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alternatif Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Fikirler ve Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[0 türk markalar]]></category>
		<category><![CDATA[18 yaş sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[20 yıllık festival efes blues]]></category>
		<category><![CDATA[adam gibi bira]]></category>
		<category><![CDATA[alkol kısıtlamaları]]></category>
		<category><![CDATA[alkol tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[alkol yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[alkol yasakları]]></category>
		<category><![CDATA[alkol yasası]]></category>
		<category><![CDATA[alkolün faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[alkolün tehlikeleri]]></category>
		<category><![CDATA[alkolün yararları]]></category>
		<category><![CDATA[alkolün zararları]]></category>
		<category><![CDATA[avrupadaki türk markaları]]></category>
		<category><![CDATA[avrupanın en iyi birası]]></category>
		<category><![CDATA[biranın yararları]]></category>
		<category><![CDATA[biranın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[bu ülkenin markası efes]]></category>
		<category><![CDATA[doldur hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada tanınan türk markaları]]></category>
		<category><![CDATA[Efes]]></category>
		<category><![CDATA[efes avrupanın 8. büyük bira şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[Efes Pilsen]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen 50 ülkeye ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen başarıları]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen basketbol takımı]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen basketbol takımı kapatılmasın]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen blues festivali 20. yılı]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen datur]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen doğu anadolu kalkındırma projesi]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen kapatılmasın]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen kültüre destek]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen moldovada pazar lideri]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen müziğe destek]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen pazar lideri]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen turizm projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen türkiyenin markası]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen üretim hacmi]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen üretim kapasitesi]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsenin türkiye ekonomisi için önemi]]></category>
		<category><![CDATA[efese ihtiyacımız var]]></category>
		<category><![CDATA[efese karşı tutum]]></category>
		<category><![CDATA[efesin türkiye ekonomisi için önemi]]></category>
		<category><![CDATA[efespilsen sanata destek]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı doldur]]></category>
		<category><![CDATA[herşey gider marka kalır]]></category>
		<category><![CDATA[marka ve ülke ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[markalar ve ülke ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[markaların ülkeler açısından önemi]]></category>
		<category><![CDATA[markaların ülkeler için önemi]]></category>
		<category><![CDATA[markanın ülkeler açısından önemi]]></category>
		<category><![CDATA[müzik ve alkol]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil kullanmanın tehlikeleri]]></category>
		<category><![CDATA[saigara yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[sanat ve alkol]]></category>
		<category><![CDATA[serbest piyasa ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[serbest piyasa ekonomisi ve güncel ekonomik tutum]]></category>
		<category><![CDATA[sigara kısıtlamaları]]></category>
		<category><![CDATA[sigara yasakları]]></category>
		<category><![CDATA[spor ve alkol]]></category>
		<category><![CDATA[tapdk]]></category>
		<category><![CDATA[tapdk tasarısı]]></category>
		<category><![CDATA[tapdk yasası]]></category>
		<category><![CDATA[tapdk yeni tasarı]]></category>
		<category><![CDATA[turizm ve alkol]]></category>
		<category><![CDATA[türk markalar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye bira pazarının lideri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye ekonomisinde efes]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye ekonomisinde efes pilsen]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki markalar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin en eski müzik festivali]]></category>
		<category><![CDATA[tütük alkol piyasaları denetleme kurulu tasarısı]]></category>
		<category><![CDATA[tütün alkol piyasaları denetleme kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[tütün yasası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.marketingturkiye.net/?p=1171</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Taslağı&#8221; Efes Pilsen Basketbol Klübü&#8217;nün kapatılma ihtimalini doğurduğundan haklı bir yankı buldu. İlk kez Koraç kupasını getiren, ilk kez Final Four&#8217;a kalan, ilk kez Avrupa&#8217;da final oynayan, kendi sınırlarından taşıp Türkiye&#8217;ye mâl olan bir basketbol kulübünün, toplumu alkolün zararlı etkilerinden koruma bahanesiyle kapatılma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Taslağı&#8221; Efes Pilsen Basketbol Klübü&#8217;nün kapatılma ihtimalini doğurduğundan haklı bir yankı buldu. İlk kez Koraç kupasını getiren, ilk kez Final Four&#8217;a kalan, ilk kez Avrupa&#8217;da final oynayan, kendi sınırlarından taşıp Türkiye&#8217;ye mâl olan bir basketbol kulübünün, toplumu alkolün zararlı etkilerinden koruma bahanesiyle kapatılma raddesine gelmesi son derece üzücü. Ancak gözlerden kaçan bir gerçek var; önceki düzenlemeler ve sözkonusu taslak kapsamında darbe alan sadece Türk basketbolu değil ne yazık ki. Türkiye ekonomisi başta olmak üzere, sanattan, turizme birçok alanı negatif etkileyecek gelişmelerle karşı karşıyayız.</p>
<p>Öncelikle şunu idrak etmek gerekir ki, yapılan ve yapılması planlanan değişikliklerden önce de kimsenin toplumu alkol bağımlısı haline getirme gibi bir çabası dolayısıyla bu denli sert önlemlerin alınmasını gerektirecek bir tehlike yoktu. Alkol tüketimi, araç kullanma ile birleşmedikçe ve ölçülü tüketim sınırları içerisinde kaldıkça lanse edildiği kadar tehlikeli değildir. Ölçülü tüketim 2 adet alkollü içecek manasına gelip, 1 adet alkollü içecek 355mililitre bira, 148 mililitre şarap, 44 mililitre sert (ispirtolu) içki olarak tanımlanmıştır. (Kaynak: MayoClinic &#8211; <a title="Ölçülü Alkol Tüketimi" href="http://www.mayoclinic.com/health/alcohol/sc00024">Alcohol use: Why moderation is key</a>). Farklı kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalar sonucunda ölçülü tüketimin etkileri özetle aşağıdaki  gibidir;</p>
<ul>
<li>Periferik vasküler hastalıklar ve Kalp hastalıkları riskinde azalma.</li>
<li>Kalp krizi kaynaklı ölüm riskinde azalma</li>
<li>İnme, özellikle lokal kan dolaşımı kaynaklı inme riskinde azalma</li>
<li>Safra taşı ve diyabet riskinde azalma</li>
<li>%3 daha uzun yaşam (Kaynak: ABD &#8211; NIAAA &#8211; <strong><span style="text-decoration: underline;">Alkolizmle mücadele eden bir enstitü</span></strong>)</li>
</ul>
<p>Bilimsel verilerden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz; ölçülü alkol tüketimi yararlıdır.</p>
<p><em>Bu konuda detaylı bilgi edinmek için 1816 yılında kurulmuş olan Potsdam, New York Devlet Üniversitesi&#8217;nin &#8220;<a title="Alkol ve Sağlık" href="http://www2.potsdam.edu/hansondj/alcoholandhealth.html">Alkol ve Sağlık</a>&#8221; başlıklı kapsamlı araştırmasından yararlanabilirsiniz.</em></p>
<h1>Ama Alkol Tehlikeli!</h1>
<p>Potansiyel riskler açısından benzer özellikler gösteren, Otomobiller&#8217;de tehlikeli. Aynı yaptırımları otomobil reklamlarına uyguluyor muyuz?</p>
<table border="1" width="600">
<tbody>
<tr>
<td width="300">
<h3 style="text-align: center;">Alkol</h3>
</td>
<td>
<h3 style="text-align: center;">Otomobil</h3>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="300">
<ul>
<li>Aşırı ve bilinçsiz tüketimi, maddi ve manevi hasara yol açar.</li>
<li>18 yaş altındakilerin kullanması yasak ve tehlikeli sonuçlar doğurabilir.</li>
<li>2008&#8242;de Türkiye&#8217;de sirozdan ölenlerin sayısı: 1242 (763 erkek, 479 kadın)</li>
<li>2008&#8242;de Türkiye&#8217;de sirozdan ölen 19 yaş altı insanların sayısı: 11</li>
<li><a title="İlgili TÜİK raporu" href="http://tuikrapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?demografidb2=&amp;report=OLUM11.RDF&amp;p_yil1=2008&amp;p_dil=1&amp;p_kod=1&amp;desformat=html&amp;ENVID=demografiEnv">İlgili TÜİK raporu</a></li>
</ul>
</td>
<td>
<ul>
<li>Aşırı hızlı ve bilinçsiz kullanımı maddi ve manevi hasara yol açar.</li>
<li>18 yaş altındakilerin kullanması yasak ve tehlikeli sonuçlar doğurabilir.</li>
<li>2008&#8242;de Türkiye&#8217;de trafik kazasından ölenlerin sayısı: 1179 (853 erkek, 326 kadın)</li>
<li>2008&#8242;de Türkiye&#8217;de trafik kazasından ölen 19 yaş altı insanların sayısı: 181</li>
<li><a title="İlgili TÜİK raporu" href="http://tuikrapor.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?demografidb2=&amp;report=OLUM11.RDF&amp;p_yil1=2008&amp;p_dil=1&amp;p_kod=1&amp;desformat=html&amp;ENVID=demografiEnv">İlgili TÜİK raporu</a></li>
</ul>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İsterseniz TAPDK tasarıdaki ilgili bazı değişiklikleri, alkol yerine otomobil, alkol kullanmak yerine otomobil kullanmak olarak değiştirip, durumu toplum, özellikle 18 yaş altı gençler  açısından sayısal anlamda benzer tehlikeler ihtiva eden otomotiv sektörü açısından inceleyelim.</p>
<ul>
<li>Reklamlarda, bireysel ya da toplumsal nitelikli özel olaylara vurgu yapılarak, araba kullanmayı  özel olayların bir parçası olarak ilişkilendiren içerik kullanılamayacak.</li>
<li>Reklamlarda, herhangi bir alanda özel başarıya sahip veya kamuoyunun güvenini kazanmış ya da yardım kuruluşları ile işbirliği içinde olan veya çocuk ve gençler yararına faaliyette bulunan veya medyada isim yapması gibi nedenlerle çocuk ve gençler için açıkça veya zımnen örnek teşkil eden ya da edebilecek herhangi bir kişi, karakter veya grup yer alamayacak.</li>
<li>Otomobil reklamlarının sinema filmleri gösterimi vasıtasıyla yapılması halinde, bu reklamlar sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulu’nun 18 yaş üstü (18 ) olarak sınıflandırdığı sinema filmlerinin gösterimlerinde yayımlanabilecek.</li>
<li>Reklamlarda, araba kullanmanın statü sembolü ve yetişkinlik işareti olduğu  mesajı verilemeyecek.</li>
<li>Otomobil markalarıyla her türlü sportif faaliyet, şirket şeklinde yapılanmalar da dahil olmak üzere spor kulüpleri veya spor kulübü taraftarları arasında bağ kurulmasına neden olacak uygulamalar yapılamayacak. Otomobil markalarıyla, otomobillerin üzerinde yer alan logo, amblem ve işaret şeklindeki otomobil markasını doğrudan çağrıştıran, ayırt edici tasarımlar, spor kulüplerine isim olarak verilemeyecek ve tanıtımlarında kullanılamayacak.</li>
</ul>
<p>Sırf gençler hıza özenip ailelerinin otomobillerini izinsiz kullanır ve kaza yapar diye otomotiv sektörüne bu tarz kısıtlamalar getirmiyorsak, özenip alkol bağımlısı olurlar diye de alkollü içecek sektörüne bu denli ağır kısıtlamalar getirmenin manası yok. Bunun yerine pekala, aşırı tüketimin zararlarını anlatan, insanları ölçülü tüketim konusunda bilgilendiren kampanyalar yapma zorunluluğu getirilip, 18 yaş altı gençlerin tüketimini engellemek için yerel otoriteler tarafından arttırılan denetimlerle olası tehlikelerin önüne geçilebilir, sektörü sekteye uğratmadan&#8230;</p>
<h1>Efes&#8217;e İhtiyacımız Var!</h1>
<p>Evet herşey gibi alkolün de aşırı tüketimi tehlikelidir ancak Türkiye ekonomisinin, kültür ve sanat hayatının can damarlarından birini bu olası tehlikeyi neden göstererek kesip atmak, vergilerle, faaliyet alan ve şekline yapılan müdahalelerle elini kolunu bağlamak, hareket alanı bırakmamanın Türkiye&#8217;ye maliyeti çok fazladır. Unutulmamalıdır ki ülkeler için Markalar en az sahip olunan fabrikalar, doğal kaynaklar kadar önemlidir (bkz. <a title="Herşey Gider Marka Kalır" href="http://www.marketingturkiye.net/hersey-gider-marka-kalir/">Herşey Gider Marka Kalır</a>). Finlandiya&#8217;yı sırtlayan Nokia, İsviçre ekonomisinin %26,6 sını oluşturan Nestle örnekleri markaların ülkeler için önemini anlamamıza yetmiyorsa, ne yeter bilmiyorum.</p>
<p>İsterseniz bu ülkenin markasının, yoğun kısıtlamalar altında başardıklarına bir göz atalım. 1969&#8242;da kurulup 1972&#8242;de 12. Dünya Geleneksel Bira ve Alkolsüz İçecek Seçmeleri&#8217;nde Koyu ve Açık bira kategorilerinde altın ve gümüş madalya almasıyla başlayıp, sonraki yıllarda dünya çapında aldığı birincilik ve altın madalyalarla kalitesini dünyaya kanıtlamış bir markadan bahsediyoruz&#8230; Avrupa&#8217;nın satış hacmi bakımından 8. , üretim kapasitesi bakımından 5. en büyük bira markasından bahsediyoruz&#8230; 5 ülkeye yayılmış 37.2 milyon hektolitre üretim kapasiteli bir markadan bahsediyoruz&#8230; Aralarında, ABD, Kanada, İngiltere, Almanya, Fransa, Avusturalya ve Rusya&#8217;nın bulunduğu 60&#8242;tan fazla ülkeye ihracat yapan, Moldova&#8217;da %72 ile pazar lideri olan, Rusya&#8217;daki satış hacmi Türkiye&#8217;deki satış hacmini geçen bir markadan söz ediyoruz&#8230;  Ve bu marka bizim markamız, Türkiye&#8217;nin markası! Neden Efes ve Efes gibi Türkiye&#8217;den çıkıp dünya markası olma yönünde ilerleyen markalarımıza yeterli desteği vermediğimiz gibi önlerine engel yığıyoruz? Bu topraklardan sadece patates, soğan çıkmaz! Neden Finlandiya&#8217;nın Nokia&#8217;sı, İsviçre&#8217;nin Nestle&#8217;si gibi ekonomimizin dinamosu olacak bir marka veya markalar çıkmasın. (Veriler İçin Kullanılan Kaynak: <a title="fes_Beverage_Group" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Efes_Beverage_Group">Wikipedia</a> + <a title="Anadolu Efes Biracılık" href="http://tr.anadoluefes.com/anadoluefes/default.aspx?SectionID=4QlVA2An0dUi1bBz/%2bdnZg%3d%3d&amp;ContentId=TFf78%2bNhFGR4j635Kw35FQ%3d%3d">Anadolu Efes Biracılık</a>)</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/hayatı-dolduran-marka.jpg"><img class="size-full wp-image-1184 aligncenter" title="hayatı dolduran marka" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/hayatı-dolduran-marka.jpg" alt="" width="600" height="300" /></a></p>
<h1>Hayatı Kim Dolduracak?</h1>
<p>Efes kendi tanımıyla, hayatın içinde, hayatı dolduran bir marka. Boş ta değil bu iddiası. Sanata, kültüre yaptığı katkılarla, doğuda verdiği turizm eğitimi ve yaptığı turizm yatırımlarıyla, kazancını Türkiye ile paylaşan Efes, Türkiye&#8217;deki hayatı renklendirmek,  doldurmak için samimi bir çaba içerisinde. Söz konusu alanlarda Efes&#8217;in desteğinin eksikliği oldukça hissedilir olacaktır. Mevcut ve gelecek muhtemel kısıtlamalar;</p>
<ul>
<li>(2010) 71.831.448 TL &#8216;lik vergi gelirinin azalması demek</li>
<li>20 yıldır yapılan Efes Blues Festivali&#8217;nin olmaması demek</li>
<li>Türk Basketbol liginin en gözde takımı Efes Pilsen&#8217;in kapanması demek</li>
<li>Efes One Love, Miller Freshtival gibi organizasyonların yapılmaması, eğlence-organizasyon sektörünün daralması demek</li>
<li>Türkiye&#8217;nin doğusunun sahip olduğu tarihi ve doğal güzelliklere dikkat çeken, yöre halkını turizm konusunda eğiten, pansiyonculuğu öğreten, bölgede yaşayanlara alternatif gelir kaynağı oluşturan, doğuyu kalkındıran projelerin kaynaksız kalması demek. (bkz. <a title="Gelecek Turizmde" href="http://www.gelecekturizmde.com/">Gelecek Turizmde</a>)</li>
</ul>
<h1>&#8220;Serbest&#8221; Piyasa Ekonomisi</h1>
<p>Serbest piyasa dinamiklerine, rekabete bu denli müdahale edilmesi gerçekten, benimsendiği söylenen ekonomik yapıya &#8220;son derece uygun&#8221;. Ayrıca bireysel özgürlüklerden dem vurulurken, malum sektörlerde ÖTV ve diğer vergilerle sürekli fiyatların yükselmesine sebep olarak, tüketicinin İSTEDİĞİ malı satın alma eğilimine ve satın alabildiği miktara müdahale etmenin adı YASAK değil düzenleme oluyor.</p>
<p>Amaç zararlı maddelerden korumak mı? İnsanların sosyal ortamlarda bulunmasını, bir arada olmasını, eğlenmesini, konuşmasını, tartışmasını, sosyalleşmesini engelleyip olabildiğince tek tip insan profili oluşturmak mı? Amaç üzüm yemek mi? Bağcıyı dövmek mi?</p>
<p>Yalnız, bağcıyı dövmeye karar verenlerin şunu akıllarında bulundurmasında yarar var; Bağcıyı bağından bahçesinden ettiğinizde, <strong>seneye yiyecek üzüm bulamayabilirsiniz!</strong></p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</strong></p>
<p><strong>Düzeltme:</strong> Yazının yayınlandığı tarihteki (18.06.2010) sayısal veriler wikipedia&#8217;dan alınmış olup bir kısmının güncel olmadığı tespit edilip 21.06.2010&#8242;da Anadolu Efes Biracılık İnternet Sitesinden alınan verilerle değiştirilmiştir. Yaptığımız yanlış bilgilendirme için özür dileriz.</p>
<p><strong>Açıklama:</strong> <span style="text-decoration: underline;">Alınan elektronik postalar nedeniyle</span>, yukarıdaki yazıdan açık bir şekilde anlaşılabilecek olan bazı gerçekleri açıklama gereği hissettik. Bu yazının amacı insanları &#8220;Alkol Bağımlısı&#8221; yapmak, aşırı ve bilinçsiz alkol tüketimini özendirmek, <strong>otomobilleri yasaklamak</strong> değildir. Toplum, özellikle 18 yaş altı gençlik için potansiyel tehlike ihtiva eden diğer ürün/araç/maddeler için katı-yasak denebilecek düzenlemelerden ziyade denetim ve bilinçlendirme yoluna gidildiğini göstermek ve bu alkol için de bu yolların kullanımını tavsiye etmek amaçlanmıştır. Yazıda eleştirilen serbest ekonomiye ve eşit rekabet şartlarına yapılan müdahale ile doğabilecek olumsuz ekonomik sonuçlara gözü kapalı yasakçı anlayıştır. Yapılan eleştirilerin subjektif değil, bilimsel-mantıksal dayanağı olan objektif  eleştiriler olmasını beklemekteyiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.marketingturkiye.net/hayati-kim-dolduracak-efes-pilsen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnterneti Televizyonlaştırmak</title>
		<link>http://www.marketingturkiye.net/interneti-televizyonlastirmak/</link>
		<comments>http://www.marketingturkiye.net/interneti-televizyonlastirmak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 03:30:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alternatif Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Fikirler ve Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[2006 yılın insanı]]></category>
		<category><![CDATA[advergame]]></category>
		<category><![CDATA[ben bildiğimden şaşmam]]></category>
		<category><![CDATA[Bola futbol]]></category>
		<category><![CDATA[bola futbol oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[bola futbol oyunu pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[bunaltan reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[bütünleşik kampanyalar]]></category>
		<category><![CDATA[bütünleşik pazarlama kampanyaları]]></category>
		<category><![CDATA[facebook bola pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[facebook bola sponsor]]></category>
		<category><![CDATA[facebook ile pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[facebook marketing]]></category>
		<category><![CDATA[facebook oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[facebook oyunları pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[facebook oyunları reklam]]></category>
		<category><![CDATA[facebook oyunları sponsor]]></category>
		<category><![CDATA[facebook pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[facebook reklamları]]></category>
		<category><![CDATA[facebook'ta pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[farmville marketing]]></category>
		<category><![CDATA[farmville pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[frarmville reklam]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim araçları]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[internet kullanıcıları]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[internet reklam]]></category>
		<category><![CDATA[internet reklamları]]></category>
		<category><![CDATA[internet'in dinamikleri]]></category>
		<category><![CDATA[İnterneti Televizyonlaştırmak]]></category>
		<category><![CDATA[internetin dinamiklerine uyum sağlamak]]></category>
		<category><![CDATA[internetin pazarlama açısından dinamikleri]]></category>
		<category><![CDATA[internette istenmeyen reklam]]></category>
		<category><![CDATA[İnternette pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[internette rahatsız edici reklam]]></category>
		<category><![CDATA[istenmeyen reklam]]></category>
		<category><![CDATA[istenmeyen reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[İzinli Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik Mecra]]></category>
		<category><![CDATA[klasik mecra yeni mecra]]></category>
		<category><![CDATA[kore internet ve güvenlik ajansı internet araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Kullanıcının Yarattığı İçerik]]></category>
		<category><![CDATA[markaların online oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[marketing türkiye facebook]]></category>
		<category><![CDATA[marmara üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[marmara üniversitesi araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[marmara üniversitesi internet araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[mecra]]></category>
		<category><![CDATA[mecralar]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[medyalar]]></category>
		<category><![CDATA[Medyanın Kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[onlie reklam]]></category>
		<category><![CDATA[online oyunlar ve pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[online pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[online reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[rahatsız edici reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[reklam oyun]]></category>
		<category><![CDATA[reklamlardan bunaldık]]></category>
		<category><![CDATA[reklamlardan sıkıldık]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıcı reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[spam mail]]></category>
		<category><![CDATA[Stanford üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[stanford üniversitesi araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[stanford üniversitesi internet araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[stanford üniversitesi nicel araştırmalar enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Tacizkar Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[tacizkar reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[tek taraflı iletişim araçları]]></category>
		<category><![CDATA[tek yönlü iletişim araçları]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon Reklamları]]></category>
		<category><![CDATA[times 2006]]></category>
		<category><![CDATA[times 2006 yılın insanı]]></category>
		<category><![CDATA[times dergisi 2006]]></category>
		<category><![CDATA[times dergisi yılın insanı]]></category>
		<category><![CDATA[times sen]]></category>
		<category><![CDATA[times siz]]></category>
		<category><![CDATA[times yılın insanı]]></category>
		<category><![CDATA[times yılın insanı sen]]></category>
		<category><![CDATA[tüik internet araştıtması]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye istatistik kurumu internet araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[TV reklamları]]></category>
		<category><![CDATA[user created content]]></category>
		<category><![CDATA[uyumlu kampanyalar]]></category>
		<category><![CDATA[uyumlu pazarlama kampanyaları]]></category>
		<category><![CDATA[viral reklam]]></category>
		<category><![CDATA[viral video]]></category>
		<category><![CDATA[web 2.0 pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[web pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[web reklamları]]></category>
		<category><![CDATA[yeni kral kullanıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni mecra]]></category>
		<category><![CDATA[yeni reklam yolları]]></category>
		<category><![CDATA[yeni reklam yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.marketingturkiye.net/?p=1146</guid>
		<description><![CDATA[Zaman zaman, MarketingTurkiye.Net&#8217;e neden reklam almadığıma dair sorular alıyorum. Cevaplarımdan biri; reklam kirliliğinin hat safhada olduğu ve internet kullanıcısını rahatsız eden zamanını çalan ya da göz zevkini bozan reklamlarla dolu bir ortamda, okurlarımıza kendi okumak, görmek istediklerinin dışında şeyler dayatmadan, rahat nefes alacakları bir ortam sunmak için&#8230;
İnsanlar reklamın gücünü keşfetti keşfedeli kitle iletişim araçları, dünyanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman zaman, MarketingTurkiye.Net&#8217;e neden reklam almadığıma dair sorular alıyorum. Cevaplarımdan biri; reklam kirliliğinin hat safhada olduğu ve internet kullanıcısını rahatsız eden zamanını çalan ya da göz zevkini bozan reklamlarla dolu bir ortamda, okurlarımıza kendi okumak, görmek istediklerinin dışında şeyler dayatmadan, rahat nefes alacakları bir ortam sunmak için&#8230;</p>
<p>İnsanlar reklamın gücünü keşfetti keşfedeli kitle iletişim araçları, dünyanın doğal kaynakları gibi bilinçsizce tüketildi. İnsanlar reklama boğuldu ve insanlığın yüz binlerce yılda geliştirdiği, hayatta kalmasını sağlayan en önemli faktörlerinden biri olan  &#8221;tölarans geliştirme&#8221; özelliği sayesinde, zamanında virüslere, hastalıklara, sıcağa, soğuğa karşı nasıl tölarans geliştirdiyse, zamanla reklamlara karşı da bir tölarans ve &#8220;görmezden gelme&#8221; durumu oluştu. Artık gazetede, dergide gördüğümüz reklamları son sayfayı çevirince hatırlamıyor, Tv reklamları bitsin diye can atıyoruz. İnternet&#8230; İnternet&#8217;te de banner&#8217;ların, pop-up&#8217;ların arasından sıyrılarak gitmek istediğimiz yere varmaya çalışıyoruz.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/interneti-tv-yapmak.jpg"><img class="size-full wp-image-1154 aligncenter" title="interneti tv yapmak" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/interneti-tv-yapmak.jpg" alt="" width="600" height="333" /></a></p>
<p>İnternetin reklam çöplüğü haline gelmesinin sebebi &#8220;ben bildiğimden şaşmam&#8221; mentalitesi. Yıllardır televizyon, radyo ve gazete gibi tek yönlü iletişim araçlarına alışık bünyeler, interneti de yıllardır alışageldikleri şekilde kullanarak, boy boy banner&#8217;lar, reklam videoları ile donattılar. &#8220;Yenilikçi olun&#8221; tavsiyelerini &#8220;Gidin şu anda yaptığınızın aynısını yeni yerlerde yapın, alın size internet&#8230;&#8221; diye algıladılar.  Bu Mars&#8217;a inilip insan kolonileri oluşturulurken, Mars&#8217;ın ortamına uyum sağlamayıp, &#8220;ben Dünya&#8217;da yaşadığım gibi yaşayacağım&#8221; diye ısrar etmeye, &#8220;(varsa) değerli maden çıkaracağıma Marsta buğday yetiştireceğim&#8221; demeye benziyor. Yahu su yok! atmosfer yok! (-Çok ince- 95% Karbon dioksit, 3% nitrojen, 1.6% argon). Her ortamı kendine has özelliklerine  göre değerlendirmediğimiz sürece verimsiz debelenmelerden öteye gidemeyiz.</p>
<p>İnternet&#8217;te diğer medyalara göre yeni, yabancı ve kendi dinamiklerine sahip bir ortam. İnternet&#8217;te kullanıcılar var izleyici değil! Sayfayı kapatma, başka bir yere yönelme, ad-blocker kullanma gibi insiyatifleri var. Bu yüzden alışık olduğunuz şekilde, reklamlarınızı görmeleri için zorlayamazsınız insanları. En büyük, en renkli, en şen şakrak reklamı yapıp, insanlar en sevdikleri siteleri gezerken, güm diye yüzlerine vurmak başarılı bir reklam kampanyası kazandırmayacak size.</p>
<p>İzlemek istediğiniz video 30sn sonra başlayacak tarzı keyif kaçıran reklamlar kullanmaktansa, internet kullanıcısını gözlemleyerek internete ve kullanıcısına uygun yeni yöntemler bulmak şart. İnsanlar internette nasıl zaman geçiriyor? nelerden hoşlanıyor? nelerden kaçınıyor? en azından bunları sorgulayarak bir strateji belirlemek akıntıya karşı değil akıntıyla beraber hareket etme imkanı sağlayacaktır. Bu sorulara cevap bulmak içinse bir miktar araştırmaların bize sağladığı verilerden, çokça gözlem ve sezgilerden yararlanılması gerektiği kanaatindeyim.</p>
<div id="attachment_1155" class="wp-caption aligncenter" style="width: 610px"><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/Chart9.gif"><img class="size-full wp-image-1155 " title="Stanford Üniversitesi Nicel Araştırmalar Enstitüsü tarafından yapılan çalışmada insanların interneti kullanma amaçlarının ilk üç sırasında, sırasıyla E-mail, Genel Bilgi / Araştırma ve İnternette sörf yapmak yeralıyor." src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/Chart9.gif" alt="" width="600" height="410" /></a><p class="wp-caption-text">Stanford Üniversitesi Nicel Araştırmalar Enstitüsü tarafından yapılan çalışmada insanların interneti kullanma amaçlarının ilk üç sırasında, sırasıyla E-mail, Genel Bilgi / Araştırma ve İnternette sörf yapmak yeralıyor.</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p><a title="Stanford Üniversitesi Nicel Araştırmalar Enstitüsü -  İnternet Konulu Çalışma" href="http://www.stanford.edu/group/siqss/Press_Release/press_detail.html">Stanford Üniversitesi Nicel Araştırmalar Enstitüsü tarafından yapılan çalışma</a>da insanların interneti kullanma amaçlarının ilk üç sırasında, sırasıyla E-mail, Genel Bilgi / Araştırma ve İnternette sörf yapmak yeralıyor. 2005 yılında <a title="Marmara Üniversitesi Tarafından Yapılan İnternet Konulu Çalışma" href="http://www.tojet.net/articles/444.pdf">Marmara Üniversitesi tarafından yapılan çalışma</a>da ise ilk üçte sırasıyla E-mail, Haber &#8211; Spor Haberleri ve Ödev / Araştırma bulunmakta. Aynı araştırmaya göre %67&#8242;lik bir kesim internete Dial-up (çevirmeli bağlantı) üzerinden bağlanıyor<span style="color: #ff0000;">*</span>. İnternet kullanıcılarının %77&#8217;sinin (Stanford SIQSS&#8217; e göre) bilgi edinme amaçlı internette bulunduğuna inanıyor musunuz? Öyleyse neden Google&#8217;a &#8220;wikipedia&#8221; yazıldığına 265,000,000 , &#8220;sex&#8221; yazıldığında 727,000,000 adet arama sonucu çıkıyor? Araştırmayı Stanford&#8217;ta yaparsan öyle çıkar tabi&#8230; Dial-up&#8217;ın yanına modem yazıp diğerlerinin (DSL, Kablo vb.) yanına yazmazsan<span style="color: #ff0000;">*</span> tabi 2005&#8242;te toplumun %67&#8217;sinin internete hala çevirmeli bağlantı ile bağlandığını zannedersin&#8230; İnsanların anketlere verdikleri cevaplarda her zaman nötr, dürüst ve bilinçli cevap verdiğine inanmıyorum (bkz. <a title="Bütün Müşteriler Yalancıdır" href="http://www.marketingturkiye.net/butun-musteriler-yalancidir/">Bütün Müşteriler Yalancıdır</a> yazısı). Bunun yanında insanlar şikayetlerini &#8211; memnuniyetsizliklerini dile getirirken çok daha dürüst olabiliyorlar, <a title="Kore İnternet ve Güvenlik Ajansı - İnternet Konulu Çalışma" href="http://isis.kisa.or.kr/eng/board/?pageId=040100&amp;bbsId=10&amp;itemId=310">Kore İnternet ve Güvenlik Ajansı tarafından 2009 yılında yapılan kapsamlı araştırma</a>da insanların internette &#8220;spam mail&#8221; den sonra en çok rahatsız olduğu konu <strong>&#8220;istenmeyen reklamlar&#8221;.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<div id="attachment_1156" class="wp-caption aligncenter" style="width: 610px"><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/kore-unwanted.jpg"><img class="size-full wp-image-1156" title="kore unwanted" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/kore-unwanted.jpg" alt="Kore İnternet ve Güvenlik Ajansı tarafından 2009 yılında yapılan kapsamlı araştırmada insanların internette &quot;spam mail&quot; den sonra en çok rahatsız olduğu konu &quot;istenmeyen reklamlar&quot;." width="600" height="478" /></a><p class="wp-caption-text">Kore İnternet ve Güvenlik Ajansı tarafından 2009 yılında yapılan kapsamlı araştırmada insanların internette &quot;spam mail&quot; den sonra en çok rahatsız olduğu konu &quot;istenmeyen reklamlar&quot;.</p></div>
<p>Anketlerden elde edilen veriler yapıldığı, yere, zamana ve yapana göre değişiklik gösterdiğinden kendilerinden &#8220;bir miktar&#8221; yararlanılması taraftarıyım. Mutlaka doğruluk payları ve yol gösterici nitelikleri bulunmaktadır ancak salt bu verilerden hareketle kararlar almak pahalıya mal olabilir. Ancak internette ne gibi yeni yöntem ve araçlardan faydalanmamız gerektiğine dair soruların cevaplarını bulmak için çok uzaklara bakmaya gerek yok. Bir pazarlamacının olmazsa olmaz özelliklerinden kuvvetli sezgiler ve gözlem gücü sayesinde pek ala cevaplanabilir sorulardır bunlar. Cavaplarını kendi içinizde, müşterilerinizde, markanızda/markalarınızda bulacağınız sorular&#8230;</p>
<p>Hiçbir anket yapmadan Türkiye için şunu söyleyebiliriz, Türkiye&#8217;de internet kullanımının yoğunlaştığı önemli ilgi bölgeleri facebook gibi sosyal paylaşım siteleri ve dizi/film/video izlenen sitelerdir. İnsanlar bu sitelerde saatler geçirmektedirler. Bu bölgelere odaklanmak ve bu sitelerin doğasıyla uyumlu/bütünleşik kampanyalar yaratmak banner&#8217;lardan, video öncesi giren reklamlardan ya da pop-up&#8217;lardan çok daha başarılı olacaktır.</p>
<p>Uzun zamandır aklımdaydı, ilk örneğini gördüğüme sevindim&#8230; Diyordum ki neden kimse facebook&#8217;ta kendi ürününü koyabileceği oyunları değerlendirmiyor? Örneğin Cafe World&#8217;te Nescafe ya da Cafe Crown  kendi ürünlerini oyunun içine entegre etmiyor? İnternet kullanıcısının yapmak istediği / yapmak için orada olduğu şeye dahil olmanın kullanıcıların gitmek istedikleri yönde yollarını kesip onlara birşeyler anlatmaktan çok daha faydalı olacağına inanıyorum. İnternet üzerinden oynanan oyunlar türedikten sonra hemen her marka advergame yaptırdı, ancak göremedikleri, insanların bu oyunları oynamaya devam etmeleri için bir amaca ihtiyaç duymalarıydı. Facebook&#8217;taki oyunlarda ise arkadaşlarıyla beraber oynama ve rekabet etme imkanı, insanları bu oyunlara devam etmeye motive eden etkenler oldu. Bu yüzden markalar için bağımsız sitelerde oynanan oyunlar yerine, facebook oyunları yazdırmak ya da halihazırda bulunan, sahip olunan marka özelliklerine uygun oyunların içine dahil olmak çok daha olumlu ve verimli sonuçlar yaratacaktır. Nihayetinde Bola isimli futbol oyununda markalar bahsettiğim yöntemi kullanmaya başladılar. Coca-Cola, Allianz, Ford gibi markaların sponsor olduğu oyun ne kadar tutulur bilemem ama yöntem kesinlikle doğru. Farmville gibi zaman hırsızı oyunların ne kadar çok kişi tarafından oynandığı düşünüldüğünde, bu sistemin farklı oyunlara uygulanıp, markaların uygun bir dille milyonlarca kişiyle iletişim kurması işten değil.</p>
<p>Oyunlar dışında, viral videolar hazırlamak (ölçülü ve kaliteli bir şekilde), dizi/video sitelerinin player&#8217;larına skin (arayüz) hazırlamak gibi bir çok farklı ve kullanıcıyı rahatsız etmeyecek yeni yöntemler deneme imkanı sunuyor internet. Bu imkanları akıllıca değerlendirmek ve yeni yollar açmak, yeni yerler keşfetmekse bize düşüyor&#8230;</p>
<div id="attachment_1161" class="wp-caption alignleft" style="width: 385px"><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/Times-you.jpg"><img class="size-full wp-image-1161" title="Times Dergisi Yılın İnsanı : Sen" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/Times-you.jpg" alt="Times Dergisi Yılın İnsanı : Sen" width="375" height="500" /></a><p class="wp-caption-text">Sen. Evet Sen. Bilgi çağını sen kontrol ediyorsun. Senin dünyana hoş geldin.</p></div>
<p>İnternetin, gazete, dergi, televizyon gibi tek taraflı bir iletişim aracı olmadığını, kullanıcıların söz sahibi olduğunu anlamak gerek. Times dergisi 2006 yılında, yılın insanı olarak &#8220;Siz&#8221;i seçtiğinde çok doğru bir tespit yaptı. Derginin kapağına &#8220;You&#8221; (Siz) yazarak, internette en çok ziyeret edilen sitelerin, en çok tıklanan videoların kullanıcının oluşturduğu içerik olduğunu, dolayısıyla en değerli içeriğin kullanıcı tarafından yaratılan olduğunu özetledi adeta. Bu yeni bilgi çağında güç kullanıcılarda. Artık sadece dinleyen, izleyen değil, konuşan, tartışan, üreten ve paylaşan bir topluluk var karşınızda ve bu topluluk kendi istediği doğrultuda ilerliyor. İster onlarla iletişim kurup, beraber yürürsünüz, ister önlerinde durup bir şeyler anlatır sizi farketmelerini beklersiniz. Yalnız şunu bilmenizde fayda var; önlerinde durmayı seçerseniz bu dinamik ve akışkan topluluk çevrenizden dolaşmanın yollarını bulacaktır&#8230;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p><span id="more-1146"></span></p>
<address></address>
<address><span style="color: #ff0000;">*</span> Sözü geçen makalede yer alan tablo:</address>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/Untitled-2.jpg"><img class="size-full wp-image-1163 aligncenter" title="internet bağlantı türü" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/06/Untitled-2.jpg" alt="" width="451" height="73" /></a></p>
<address>Ankette yer alan seçenekler Modem (Dial-up), DSL, Kablo, Diğer/Bilmiyorum. Tahminimce 1. seçeneğin bu yoğunlukta öne çıkmasının sebebi, Çevirmeli bağlantıya modem adının verilmesi ve insanların bağlantı türleriyle ilgili yeterli bilgi sahibi olmamasıdır. Tabi ki internete modemle bağlanılacaktır, ütüyle bağlanılacak hali yok. Oysa ki modem bağlantı türünden bağımsız olarak gelen hattaki sinyali, bilgisayarın işleyebileceği hale çeviren aygıttır. Bağlantı türü ne olursa olsun kendine has bir modemi vardır (DSL/ADSL Modem, Dial-Up Modem, Kablo Modem gibi&#8230;), Çevirmeli bağlantıya has bir aygıt değildir. Herhangi bir bağlantının modemine sahip olan kişiler, diğer bağlantı türlerini bilmediklerinden ya da emin olamadıklarından ilk seçenekteki modem&#8217;e yönelmişlerdir diye düşünüyorum.</address>
<address>Zira <a title="TÜİK İnternet Bağlantı Türü Anket" href="http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=6162&amp;tb_id=4"><span style="color: #000000;">2007&#8242;de Türkiye İstatistik kurumunun yaptığı anket</span></a>te DSL/ADSL&#8217;in %78,5 ile Türkiye&#8217;deki bağlantı türleri arasında en çok tercih edileni olarak yer alması başka türlü açıklanamaz.</address>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.marketingturkiye.net/interneti-televizyonlastirmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lost Büyük Finali ve Televizyon Reklamlarına Dair</title>
		<link>http://www.marketingturkiye.net/lost-buyuk-finali-ve-televizyon-reklamlarina-dair/</link>
		<comments>http://www.marketingturkiye.net/lost-buyuk-finali-ve-televizyon-reklamlarina-dair/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 May 2010 03:30:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alternatif Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Fikirler ve Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[30 sn reklam fiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[30 sn reklam maliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[30 sn spot fiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[30 sn spot maliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[dizi finalleri reklam fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[en pahalı dizi finalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Lost]]></category>
		<category><![CDATA[lost dizisi reklam]]></category>
		<category><![CDATA[lost final açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[Lost Finali]]></category>
		<category><![CDATA[lost finali açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[lost finali izle]]></category>
		<category><![CDATA[lost finali reklam fiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[lost finalini izleyen kişi sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[Lost izle]]></category>
		<category><![CDATA[lost marketing]]></category>
		<category><![CDATA[lost marketing analizi]]></category>
		<category><![CDATA[lost pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[lost pazarlama analizi]]></category>
		<category><![CDATA[lost rating]]></category>
		<category><![CDATA[lost rating share]]></category>
		<category><![CDATA[lost reklam fiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[lost reklamları]]></category>
		<category><![CDATA[lost reyting]]></category>
		<category><![CDATA[lost reyting share]]></category>
		<category><![CDATA[Lost Sezon 6]]></category>
		<category><![CDATA[Lost Sezon 6 Finali]]></category>
		<category><![CDATA[Lost Sezon Finali]]></category>
		<category><![CDATA[lost sezon finali açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[lost sezon finali analizi]]></category>
		<category><![CDATA[lost sezon finali izle]]></category>
		<category><![CDATA[lost share]]></category>
		<category><![CDATA[lost türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[lostta reklam yayınlamak]]></category>
		<category><![CDATA[lostun reklam maliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[praymtaym reklam]]></category>
		<category><![CDATA[primetime reklam]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon eski gücünü kaybediyor]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon Reklamları]]></category>
		<category><![CDATA[televizyonun pazarlama üzerindeki etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye lost izleyicileri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye lost takipçileri]]></category>
		<category><![CDATA[TV reklamları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.marketingturkiye.net/?p=1116</guid>
		<description><![CDATA[2004 yılında ABC televizyon kanalında yayınlanmaya başlayan Lost geçtiğimiz hafta büyük finalini yaparak TV dünyasına veda etti. İçerdiği global öğeler ve başarılı kurgusu sayesinde dünyanın her yerinde ateşli takipçilere sahip olan Lost&#8217;un finali, dizideki adanın işleyişi ve mantık bağlantılarına odaklanarak izleyenlerin beklentilerini karşılayamazken, diziyi karakter odaklı takip edenleri tatmin etti. On milyonlarca takipçisi olan dizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2004 yılında ABC televizyon kanalında yayınlanmaya başlayan Lost geçtiğimiz hafta büyük finalini yaparak TV dünyasına veda etti. İçerdiği global öğeler ve başarılı kurgusu sayesinde dünyanın her yerinde ateşli takipçilere sahip olan Lost&#8217;un finali, dizideki adanın işleyişi ve mantık bağlantılarına odaklanarak izleyenlerin beklentilerini karşılayamazken, diziyi karakter odaklı takip edenleri tatmin etti. On milyonlarca takipçisi olan dizi finaliyle, kitlesinin büyük bölümünde hayal kırıklığı yaratsa da, ABC&#8217;yi ve prodüktörlerini sevindirdi.</p>
<h2>Viewers &#8220;Lost&#8221;, ABC Won</h2>
<p>Hayranları ve izleyicileri bir kısmı bittiğine, bir kısmı idzinin geneline yakışmadıklarını düşündükleri finale üzüle dursun, ABC durumdan gayet memnun.  ABC&#8217;de yayınlanan Lost büyük finali sırasında yayınlanan <strong>30sn lik spotların fiyatı 850.000 ila 950.000 dolar</strong> arasında&#8230; Geçen sene yayınlanan 5. sezon finalinin 20sn&#8217;lik spot fiyatının ortalama $213,563 olduğu düşünüldüğünde, 4 katlık bir artış ABC&#8217;de gülen yüzlerin sebebini oldukça iyi açıklıyor.</p>
<p>ABC&#8217;den yapılan açıklama finali ortalama 13,5 milyon, finalin son yarım saatini ise 15.3 milyon kişinin (6.4/19 &#8211; rating/share) izlediğini ve dizinin bu bölümünün son 2 yılın Akademi Ödülleri (Oscar) hariç en çok izlenen televizyon programı olduğunu belirtiyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/05/lost.jpg"><img class="size-full wp-image-1117 aligncenter" title="lost finali" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/05/lost.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<h2>En Pahalı Final Değil</h2>
<p>Ortalama $900.000 &#8216;lık etkileyici bir 30sn spot fiyatına sahip olan Lost finali bu anlamda bir rekora imza atmış değil. Seinfeld, Friends gibi dizilerin finalleri için talep edilen rakamlar çok daha yüksek. 30sn&#8217;lik spotlar için talep edilen fiyatlar; 2005&#8242;te yapılan <strong>Everybody Loves Raymond</strong> finalinde <strong>$ 1.3 milyon</strong>, 1998&#8242;de son bulan <strong>Seinfeld</strong>&#8216;in final bölümünde <strong>$ 1.4 &#8211; 1.8 milyon</strong> ve diziler arasında rekor sahibi olan <strong>Friends</strong>&#8216;in son bölümü için <strong>$ 1.5 &#8211; 2.3 milyon</strong>&#8230;</p>
<h2>DVR ve İnternet&#8217;ten Önce, DVR ve İnternet&#8217;ten Sonra</h2>
<p>Seinfeld ve Friends gibi dizilere reklam vermenin maliyetinin, Lost&#8217;a reklam vermekten daha fazla olmasının en önemli nedeni DVR (Dijital Video Kaydedici) ve İnternet üzerinden video izlemenin yaygın olmadığı bir dönemde sonlanmış olmaları. Amerika Birleşik Devletlerinde bu gün bir çok insan izlemek istediği programı, dijital video kaydedicisine kaydedip istediği zaman izliyor. Tahmin edebileceğiniz üzere reklamları atlıyor! Yani ölçümlerde reklamları izlediği varsayılan insanların hatrısayılır bir kısmı reklamları görmüyor. Aynı şekilde reklamlardan ayıklanmış tv programları bittikten dakikalar sonra internetten indirilebiliyor ya da çeşitli  siteler üzerinden izlenebiliyor. Bu nedenle reklamları gören insan sayısını dolayısıyla reklam vermenin maliyeti azalıyor.</p>
<h2>Türkiye&#8217;de Lost</h2>
<p>Amerikada yayınlanan bir dizi olsa da, Dünya&#8217;nın heryerinden olduğu gibi Türkiye&#8217;den de birçok izleyicisi ve hayranı bulunuyordu Lost&#8217;un. Dizi 2004&#8242;te yayınlanmaya başlamış ancak Türkiye&#8217;de 3. sezonun başında popülerlik kazanmış, izleyicilerinin çoğu televizyon kanalları aracılığı ile değil internet siteleri ve paylaşım araçları ile takip etmiştir. Google&#8217;ın sağladığı istatistiklere göre 2004&#8242;ten bu yana Türkiye&#8217;de &#8220;Lost&#8221; , &#8220;Lost izle&#8221; gibi ilgili kelime grupları ayda ortalama 3 milyon kez aratılmış. Kesin tarihli ya da kesin rakamlara dayanarak istatistik vermek gibi bir alışkanlığı bulunmayan  Google&#8217;dan bu aramaların 2006&#8242;nın son çeyreğinde artış gösterdiğini görebiliyoruz. Yani ortalamayı 2004&#8242;e göre değil 2006&#8242;ya göre alırsak çok daha yüksek bir arama hacmiyle karşılaşırız.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin internet gündemini belirleyen sitelerden biri olan eksisozluk&#8217;te de durum farklı değil, en çok girdi bulunan başlıklardan biri olan &#8220;eksisozluk&#8221; başlığı altında 7434 yorum/yazı bulunurken,&#8221; lost&#8221; başlığı altında 15470 yorum/yazı bulunmakta, 2 katından fazla. (28.Mayıs.2010)</p>
<p>Yine Google&#8217;a göre Türkiye&#8217;nin &#8220;lost&#8221; kelimesini en çok aratan 10 şehri sıralamasına öğrenci şehri olması ile tanınan Eskişehir&#8217;in %11,8 ile arama hacminin %9,3&#8242;ünü oluşturan İstanbul&#8217;u geride bırakması, bize dizinin 25 yaş altı gençlik tarafından takip edildiğinin başka bir kanıtı.</p>
<p>Benim şaşırdığım nokta ise, üniversite öğrencileri başta olmak üzere, Türkiye&#8217;de önemli sayıda takipçisi bulunan bu dizinin kampanyalarda yeteri kadar yer almaması. Lost temalı ya da Lost&#8217;a atıfta bulunan reklamlar, Lost&#8217;la ilgili promosyonlar 25 yaş altı kesimde ilgi ile takip edilebilirdi. Ordan buraya atlayan, zıplayan hip-hop&#8217;çı çocuklar yerine Lost ya da Lost&#8217;u çağrıştıran öğeler kullanılarak, &#8220;gençleri anlayan marka&#8221; imajı çizilebilirdi. Benim hatırladığım Lost&#8217;a gönderme yapan tek reklam Yemeksepeti.com için hazırlanmış ve Kristal Elma almıştı&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/05/lost_b1.jpg"><img class="size-full wp-image-1127 aligncenter" title="Yemeksepeti Lost Reklamı" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/05/lost_b1.jpg" alt="" width="600" height="848" /></a></p>
<p>Böyle bir fırsatı değerlendiremeyen Türk pazarlama dünyasına geçmiş olsun diyor, gençlere yakın bir imaj çizmek isteyen markaların bitmeden &#8220;How I Met Your Mother&#8221; gibi yine Türkiye gençliği tarafından takip edilen yabancı dizileri kampanyalarında değerlendirmeni tavsiye ediyorum.</p>
<h2><strong>Fiyat/Performans</strong></h2>
<p>Lost finalinin fiyat/performans oranı oldukça düşük. 6. sezon finali sırasında harcanan 900.000 dolar ile 30 saniyeliğine ortalama 13,5 milyon kişiye ulaşılabilirken, 14 milyondan fazla kişinin izlediği aynı sezonun 1. bölümünde (sağdaki yıldız) 30 saniyelik bir reklama 200.000 dolar civarında ödüyordunuz. Aynı şekilde (soldaki yıldız) 23.47 milyon kişinin izlediği 2. sezon 1.bölüme de  dizi finalinden çok daha az para harcayarak reklam verilebiliyordu.</p>
<div id="attachment_1125" class="wp-caption aligncenter" style="width: 610px"><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/05/lost-copy.jpg"><img class="size-full wp-image-1125 " title="lost izleyici grafik" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/05/lost-copy.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a><p class="wp-caption-text">B# - Bölüm No , S - Sezon</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>Görünen o ki <strong>&#8220;Primetime&#8221; artık rekabetçi şirketler için &#8220;Prime&#8221; olmaktan uzak</strong>. Burada yayınlanacak reklama ayrılacak bütçe ile çok daha fazla kişiye ulaşan ya da çok daha odaklı kampanyalar yapmak mümkün.</p>
<h2>Daha Fazla Kaybetmeden&#8230;</h2>
<p>Yukarıdaki grafiği &#8220;Zamanla Lost&#8217;a olan ilginin azalması&#8230;&#8221; şeklinde yorumlamak mümkün. Televizyon ve televizyon reklamlarını pazarlama dünyasının değişmez sabiti olarak görenlerin ise başka bir yorum çıkarmalarını beklemek abes olur. Ancak uyanmanın vakti geldi&#8230; Daha fazla kaybetmeden&#8230;</p>
<p>Ben bu grafikten Lost&#8217;a olan ilginin azalması sonucunu değil, televizyonun Lost&#8217;un  hedef kitlesinin tamamını kapsamaktan uzak bir mecra olduğu sonucunu çıkarıyorum. Zira konuyla ilgili aylık ortalama 25 milyon civarındaki internet araması ve arama hacminin nispeten yatay bir grafik çizmesi bunu doğrular yönde. Amerika&#8217;da 25 yaş altı sevdiği programları Hulu.com&#8217;dan takip ediyor, Türkiye&#8217;de de benzer siteler mevcut.</p>
<p>Yeni pazarlama, tüketici odaklılık, değişim kavramları herkesin dilinde, tüketiciye seslenmektense, onunla iletişim kurmanın öneminden bahsediyor birçok insan&#8230; Havada kalan laflar&#8230; Bu düşünceleri gerçekten benimseyen insanlar, müşterilerinin, hedef kitlelerinin üzerinde hiçbir etkisinin ve seçim şansının olmadığı, tv reklamları gibi tacizkar pazarlama araçlarına takılıp kalmazlar. İletişim karşılıklı olur, iki taraf ta konuşur. İnanın insanlar en sevdikleri dizilerin en heyecanlı yerinde kesilip, sizin ürünlerinizin reklam filmlerinin dönmesine bayılıyorlar. Koşarak alacaklar ürünlerinizden hem de beşer, onar.</p>
<p>Lost&#8217;un 6 sezonda televizyon izleyicilerinin azalırken, finalinin spot fiyatlarının tavan yapması ve bunun reklamların performansına olan etkisi, izleyici kitlesinintv dışındaki, üzerinde kendi kontrol güçlerinin bulunduğu seçeneklere yönelmesi bizlere birşeyler anlatmalı&#8230; Televizyonun eski gücünü kaybettiğini kabullenmenin zamanı geldi de geçiyor bile. Tabi ki bu yaşlı devin hala sahip olduğu gücü görmezden gelmek ve zeki seçimler yaparak kullanmamak mantıksızlık olur. Ancak alternatif arayışlar içine girmek, insanları rahatsız etmeyen,  üzerine konuşmaktan ve başkalarına anlatmaktan mutlu oldukları, kendilerini dahil ya da kendilerine ait hissettikleri, markayla iletişim halinde olacakları farklı mecra ve yöntemlere yönelmek gerek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.marketingturkiye.net/lost-buyuk-finali-ve-televizyon-reklamlarina-dair/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl Zengin Oldum?</title>
		<link>http://www.marketingturkiye.net/nasil-zengin-oldum/</link>
		<comments>http://www.marketingturkiye.net/nasil-zengin-oldum/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 May 2010 03:30:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alternatif Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Fikirler ve Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[başarı hikayesi pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[başarı ve zenginlik]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı pazarlama hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı ve zengin]]></category>
		<category><![CDATA[fark yaratmak]]></category>
		<category><![CDATA[fark yaratmanın önemi]]></category>
		<category><![CDATA[farklı başarı hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Farklı Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[farklı olmanın önemi]]></category>
		<category><![CDATA[farklı pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[farklı pazarlama hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç başarı hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç olmak]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç olmanın önemi]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç pazarlama hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[komik pazarlama hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl zengin oldum]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl zengin olunur]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama başarı hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama başarı hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama başarısı hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama fıkraları]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama hikaye anlatmaktır]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama ile zengin olmak]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama ve hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama zengin eder]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlamada farklılık]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlamada ilginçlik]]></category>
		<category><![CDATA[zengin oldum]]></category>
		<category><![CDATA[zenginlik hikayesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.marketingturkiye.net/?p=1111</guid>
		<description><![CDATA[Dünya devi bir şirketin sahibi, bindiği asansörde genç bir pazarlama çalışanı ile karşılaşır.Asansör yukarı çıkarken &#8220;nasıl bu kadar zengin olduğumu öğrenmek ister misin genç adam?&#8221; diye sorar. Genç çalışan &#8220;Tabi efendim.&#8221; diye yanıt verir.
Şirket Sahibi:
- 1932 Büyük Buhran (Great Depression) yılları, cebimdeki 5 cent&#8217;ten başka bir şeyim yoktu. o 5 cent&#8217;le bir elma aldım. Elmayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya devi bir şirketin sahibi, bindiği asansörde genç bir pazarlama çalışanı ile karşılaşır.Asansör yukarı çıkarken &#8220;nasıl bu kadar zengin olduğumu öğrenmek ister misin genç adam?&#8221; diye sorar. Genç çalışan &#8220;Tabi efendim.&#8221; diye yanıt verir.</p>
<p>Şirket Sahibi:</p>
<p>- 1932 Büyük Buhran (Great Depression) yılları, cebimdeki 5 cent&#8217;ten başka bir şeyim yoktu. o 5 cent&#8217;le bir elma aldım. Elmayı yıkadım, ovaladım, parlattım ve 10 cent&#8217;e sattım. Sonra 2 elma aldım, onları da parlatıp sattım. Bir hafta boyunca bu sistemde devam ettim. Sonra karımın babası öldü ve bize 2 milyon dolar bıraktı&#8230;</p>
<p><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/05/money-gold-coins.gif"><img class="alignleft size-full wp-image-1112" title="money-gold-coins" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/05/money-gold-coins.gif" alt="" width="600" height="428" /></a></p>
<p>Bu fıkramsı hikayedeki gibi birinin mirasına konarak hedefe erişmek başarı değil&#8230; Ancak bu hikayenin başarı hakkında anlattığı önemli bir şey var&#8230;</p>
<p>İnsanoğlu ilk ateşlerin başında birbirine hikayeler anlatmaya başladı başlayalı, ilginç, inanılması güç hikayeler hep ilgi görmüştür. Günümüzde anlattığımız başarı hikayeleri de imkansıza yakın olmaları ölçüsünde ilgi uyandırıyor. Hedef ne olursa olsun, başarı denilen şeyin Başarı adını hak etmesi için üzerine emek ve çaba sarfederek, bir dizi zorluk aşılarak elde edilmesi gerekir. Bu da zaman zaman başarının zorlanılarak elde edileceği gerçeğinin, sadece zorlanarak başarı elde edilebileceği yanılgısına dönüşmesini sağlar. Başka bir deyişle yapılması beklenen meşakatli işi uzunca bir süre tekrarladığımızda başarıya ulaşacağımıza inanırız.</p>
<p>Gerçek şu ki başarı hikayelerinin, başarı hikayesi olmasının asıl sebebi zor olmalarından farklı bir ortak yanlarıdır &#8220;ilginçlikleri&#8221;.  Hemen her biri ilginç ve farklıdır. Ya zamanında diğerlerinin göremediği fırsatı gören biri, ya da diğerlerinin denemeye değer bulmadığını yapma cesareti gösteren biri hakkındadır, ama dinlemeye değer olanlarının hepsinin ortak noktası farklılıktan bahsetmesidir.</p>
<p>Pazarlama insanlara bir hikaye anlatmaktır ve insanlar hikaye dinlemeyi sever. Farklı ve ilginç olanları&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.marketingturkiye.net/nasil-zengin-oldum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sizde Kaç Kişi Kürek Çekiyor?</title>
		<link>http://www.marketingturkiye.net/sizde-kac-kisi-kurek-cekiyor/</link>
		<comments>http://www.marketingturkiye.net/sizde-kac-kisi-kurek-cekiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 May 2010 03:30:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alternatif Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Fikirler ve Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[başarı analizi]]></category>
		<category><![CDATA[durum analizi]]></category>
		<category><![CDATA[ekip çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[japon ve amerikan şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[japon ve amerikan şirketleri kano yarışı]]></category>
		<category><![CDATA[japon ve amerikan şirketleri yarış]]></category>
		<category><![CDATA[Kürek takımı]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama analizi]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama departmanı]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama departmanı takım çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama departmanı team building]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama durum analizi]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama kürek takımı]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama kürek yarışı]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama problem analizi]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama problem tespiti]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama yönetim sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama yönetimi şekli]]></category>
		<category><![CDATA[problem tespiti problem analizi]]></category>
		<category><![CDATA[takım çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[team building]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim şekli]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.marketingturkiye.net/?p=1097</guid>
		<description><![CDATA[Biri Japon, diğeri Amerikalı 2 rakip şirketin Pazarlama Departmanları bir kano/kürek yarışı düzenlemeye karar verir. Her iki şirket te kendi maksimum performanslarına ulaştıklarına inana kadar pratik ve antrenman yaparlar. Sonunda güçlerini birbirlerine göstermeye hazırdırlar.
Büyük gün geldiğinde Japon takımı yarışı 1 mil farkla kazanır. Amerikan takımı bu ağır yenilgi ile hüsrana uğramıştır. Şirket yönetimi bu yenilginin sebebini bulmak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biri Japon, diğeri Amerikalı 2 rakip şirketin Pazarlama Departmanları bir kano/kürek yarışı düzenlemeye karar verir. Her iki şirket te kendi maksimum performanslarına ulaştıklarına inana kadar pratik ve antrenman yaparlar. Sonunda güçlerini birbirlerine göstermeye hazırdırlar.</p>
<p>Büyük gün geldiğinde Japon takımı yarışı 1 mil farkla kazanır. Amerikan takımı bu ağır yenilgi ile hüsrana uğramıştır. Şirket yönetimi bu yenilginin sebebini bulmak, incelemek ve bir çözüm tavsiye etmesi  için bir danışman tutar.</p>
<p>Bir yıllık araştırma  ve milyonlar harcandıktan sonra danışman firma; Japon takımında 8 kişinin kürek çekip 1 kişinin dümende olduğunu, Amerikan takımında ise 1 kişinin kürek çekip 8 kişinin dümende olduğunu, Amerikan takımında yeterince kürek çeken insan bulunmadığını açıklar.</p>
<p>Ertesi sene büyük yarış günü yaklaştığında, Amerikan takımının yönetim sistemi tamamen değişmiştir. Artık; 4 dümen yöneticisi, 3 alan dümen yöneticisi, 1 adet denetçi, kürek çeken kişinin performansını ölçen bir sistem ve yine 1 adet kürek çeken vardır.</p>
<p>Yarış günü Amerikan takımı bu sefer 2 mil farkla yenilir. Kendini aşağılanmış hisseden Amerikan takımı, düşük performansından dolayı kürek çekeni kovar, problemi tespit ettikleri için yöneticileri terfi ettirir.</p>
<p><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/05/canada_rowing8.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1098" title="Kürek Çekmek" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/05/canada_rowing8.jpg" alt="" width="600" height="353" /></a></p>
<p>Bir arkadaşımın anlattıkları getirdi bu hikayeyi aklıma;</p>
<p>Türkiye&#8217;nin büyük markalarından birine iş zekası danışmanlığı yapan arkadaşım, bir departmanda tutulan veri tabanının bir kısmının üzerine-yazılabilir yapılandırıldığını anlattı. Durumu direktöre açıklayınca &#8220;evet o kısmın üzerine yazılıyor&#8221; , peki geçmiş ve bugün karşılaştırması yapmıyor musunuz? diye sorunca ise &#8220;Evet yapıyoruz.&#8221; cevabını almış. Fakat verilerin bir kısmının sürekli üzerine yazıldığından, o kısımda alınan sonuç her zaman güncel durum olacaktır. Veri tabanındaki bu ve bu gibi bir çok eksik ve yanlışla analiz yapan bir departmanın başarısı ne kadar ölçülebilir?</p>
<p>Neticede matematik bu sayılarla oynayarak yanlış veriden doğru sonucu çıkarmak ta mümkün. Yapılan analiz sonucunda kürek çekeni kovup, problemi  tespit ettim diye sevinmek, sistemi değiştirmekten daha kolay tabi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.marketingturkiye.net/sizde-kac-kisi-kurek-cekiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanları Değiştirmeye Çalışmayın Doğru İnsanları Bulun!</title>
		<link>http://www.marketingturkiye.net/insanlari-degistirmeye-calismayin-dogru-insanlari-bulun/</link>
		<comments>http://www.marketingturkiye.net/insanlari-degistirmeye-calismayin-dogru-insanlari-bulun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2010 03:30:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alternatif Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Fikirler ve Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışandan beklenen özellikler]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlara nitelik kazandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlara yetkinlik kazandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların şirket değerlerini paylaşması]]></category>
		<category><![CDATA[CEO Herb Kelleher]]></category>
		<category><![CDATA[doğru değerlere sahip çalışanlar]]></category>
		<category><![CDATA[doğru insanı bulun]]></category>
		<category><![CDATA[firma değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Herb Kelleher]]></category>
		<category><![CDATA[insanları değiştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[insanları değiştirmeye çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[insanları değiştirmeye çalışmayın]]></category>
		<category><![CDATA[insanları değiştirmeye çalışmayın doğru insanları bulun]]></category>
		<category><![CDATA[işe alım]]></category>
		<category><![CDATA[işe alım kriterleri]]></category>
		<category><![CDATA[işe alım stratejileri]]></category>
		<category><![CDATA[işe alım teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[işe alımda beklenen kriterler]]></category>
		<category><![CDATA[işe alırken bakılan kriterler]]></category>
		<category><![CDATA[Marka Değeri]]></category>
		<category><![CDATA[marka değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[misyon]]></category>
		<category><![CDATA[misyon vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[pilot alımı]]></category>
		<category><![CDATA[şirket çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[şirket çalışanlarına beceri kazandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[şirket çalışanlarına yetkinlik kazandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[şirket değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[şirket karakteri]]></category>
		<category><![CDATA[şirket misyonu]]></category>
		<category><![CDATA[şirketin öz değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[şirketin sahip olduğu değerler]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin işe alım kriterleri]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin işe alım stratejileri]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin sahip olduğu değerler]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin ve şirket çalışanlarının sahip olduğu değerler]]></category>
		<category><![CDATA[South West Airlines]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.marketingturkiye.net/?p=1082</guid>
		<description><![CDATA[Bütün şirketlerin misyonları, vizyonları, kendilerine özgü değerleri var. Çoğu zaman internet sitelerinde yazılı birkaç satırdan öteye gidemeyen &#8220;şirketlere özgü değerlerini&#8221; şirket çalışanları, meraklı tüketiciler ve rakip şirketlerden başka bilen yok&#8230; Bunun sebebi, en üstten en alta kadar şirket çalışanlarının, dolayısıyla yaratılan fikir, ürün veya hizmetlerin bu değerleri taşımaması böylece şirketin sahip olduğunu iddia ettiği değerlerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün şirketlerin misyonları, vizyonları, kendilerine özgü değerleri var. Çoğu zaman internet sitelerinde yazılı birkaç satırdan öteye gidemeyen &#8220;şirketlere özgü değerlerini&#8221; şirket çalışanları, meraklı tüketiciler ve rakip şirketlerden başka bilen yok&#8230; Bunun sebebi, en üstten en alta kadar şirket çalışanlarının, dolayısıyla yaratılan fikir, ürün veya hizmetlerin bu değerleri taşımaması böylece şirketin sahip olduğunu iddia ettiği değerlerin şirketin var olduğu her konum ve kademede gösteremiyor olmasıdır.</p>
<p>Bunun sorumlusu ise özellikle Türkiye gibi emek arzının çok fazla olduğu ülkelerde, asıl seçme şansını elinde tutan şirketler, çalışanlar değil&#8230; İşe alım sürecinde, potansiyel çalışanları değerlendirirken yanlış noktalara odaklanmak, ister istemez yanlış sonuçlar doğuruyor. Eğer her aşamasında tutarlı ve dışarıdan gözlemlenebilecek kadar net, belli değerlere etrafında şekillenmiş bir şirket olmak isteniyorsa, çalışanların niteliklerinden çok, karakterlerine, tavırlarına odaklanmak gerek. Nitelikler ve yetkinlikler kazanılabilir, herkes Schumacher olamaz ama hemen hemen herkes araba kullanmayı örene bilir. Ancak karakter, zevk, yaşam tarzı gibi değerler sonradan değiştirilemez, Ferrari&#8217;nin başına sırf Harvard mezunu diye hızdan korkan, motor sporlarıyla ilgisi olmayan birini getirdiğinizi düşünün&#8230; Ya da birini Excel bilmiyor diye reddedip, Excel&#8217;i yeniden yazabilecek kadar iyi bilen ancak futbolu sevmeyen birini LigTV de işe aldığınızı&#8230; Birine Excel&#8217;i 1 ayda öğretirsiniz ancak futbolu sevmeyi öğretemezsiniz. Her bir çalışan karakterini, zevklerini ve yaşam tarzını yaptığı işe direkt ya da dolaylı olarak yansıtacağından, bu şirketinizi ve değerlerinizi doğrudan ilgilendiren bir konu.</p>
<p><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/04/planning.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1083" title="Doğru Çalışanı Seçmek" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/04/planning.jpg" alt="" width="600" height="305" /></a></p>
<p>2009 verilerine göre Dünya&#8217;da en fazla yolcu taşıyan havayolu şirketi SouthWest Airlines&#8217;ın CEO&#8217;su Herb Kelleher şöyle diyor;</p>
<blockquote><p>Pilot alırken, yetkinlikten çok tavırlara dikkat ediyoruz. Buradaki mantık şu; iyi tavırlara sahip birini eğiterek iyi bir pilot haline getirebiliriz, ama donanımlı ancak iletişim problemleri olan bir pilottan çekici, cana yakın bir havayolu personeli yapamayız.</p></blockquote>
<p>Çalışanlarınızın değerlerinizi paylaşmasının en kolay yolu, halihazırda bu değerlere sahip olan insanları işe almaktır. Çalışanlarıyla uzun süreli ilişkiler kurmak isteyen tüm şirketler için, varsa sahip olunmayan yetkinlikleri çalışanlarına kazandırmanın maliyeti, daha istikrarlı ve tutarlı bir şirkete sahip olmak adına göz ardı edilebilir ve imkanlar dahilindedir. Öte yandan insanların inandıkları, sevdikleri veya sevmedikleri şeyleri değiştirmeye çalışmak boşa kürek çekmekten öteye gidemeyecektir. Kısacası;</p>
<p>İnsanları Değiştirmeye Çalışmayın Doğru Değerlere Sahip İnsanları Bulun!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.marketingturkiye.net/insanlari-degistirmeye-calismayin-dogru-insanlari-bulun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş Dünyasının Betonu; Teknoloji</title>
		<link>http://www.marketingturkiye.net/is-dunyasinin-betonu-teknoloji/</link>
		<comments>http://www.marketingturkiye.net/is-dunyasinin-betonu-teknoloji/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 03:00:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alternatif Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Fikirler ve Düşünceler]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[apple marketing]]></category>
		<category><![CDATA[apple pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[buzdağının suyun altında kalan tarafı]]></category>
		<category><![CDATA[duygu pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[duygu pazarlaması]]></category>
		<category><![CDATA[duygularla marketing]]></category>
		<category><![CDATA[duygularla pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal fayda]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal fayda fonksiyonel fayda]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal marketing stratejisi]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal pazarlama stratejisi]]></category>
		<category><![CDATA[emotional marketing]]></category>
		<category><![CDATA[Fonkisyonel Fayda]]></category>
		<category><![CDATA[fonkisyonellik ve pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[functional marketing]]></category>
		<category><![CDATA[ipod geçmişi]]></category>
		<category><![CDATA[ipod marketing]]></category>
		<category><![CDATA[ipod pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[ipod tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[ipod teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ipod teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[ipod'un hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ipod'un teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[marak ve ürün yönetimi açısından teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Marka Değeri]]></category>
		<category><![CDATA[marka değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[marka karakteri]]></category>
		<category><![CDATA[marka kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[marka ve ürün yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[marka yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[marka yönetimi ve duygusal fayda]]></category>
		<category><![CDATA[marka yönetimi ve duygusal pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[marka yönetimi ve teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[nokia]]></category>
		<category><![CDATA[nokia geçmişi]]></category>
		<category><![CDATA[nokia hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[nokia marketing]]></category>
		<category><![CDATA[nokia pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[nokia teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[nokia'nın hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama ve duygu]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama ve fonsiyonellik]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlamaya duygu katmak]]></category>
		<category><![CDATA[şirket yönetimi ve teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji ve iş dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji ve pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojiye birşeyler eklemek]]></category>
		<category><![CDATA[ürün kişiselleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Ürün Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[ürün yönetimi ve duygusal pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[ürünleri kişiselleştirmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.marketingturkiye.net/?p=1058</guid>
		<description><![CDATA[Teknoloji sözlük anlamıyla; İnsanoğlunun gereklerine uygun yardımcı alet ve araçların yapılması ya da üretilmesi için gerekli bilgi ve yetenektir. Diğer bir deyişle bilimin günlük hayatımıza yansımış halidir.
Şirketler, markalar ve ürünler açısından teknolojinin günümüz dünyasında  zorunlu ve gerekli olduğu tartışılmaz. Sadece Mp3 player, cep telefonu veya bilgisayar üreten firmalar için değil, hizmet sektöründen gıdaya bütün sektörlerdeki firmalar için olası en yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji sözlük anlamıyla; İnsanoğlunun gereklerine uygun yardımcı alet ve araçların yapılması ya da üretilmesi için gerekli bilgi ve yetenektir. Diğer bir deyişle <strong>bilimin günlük hayatımıza yansımış halidir</strong>.</p>
<p>Şirketler, markalar ve ürünler açısından teknolojinin günümüz dünyasında  zorunlu ve gerekli olduğu tartışılmaz. Sadece Mp3 player, cep telefonu veya bilgisayar üreten firmalar için değil, hizmet sektöründen gıdaya bütün sektörlerdeki firmalar için olası en yeni teknolojiyi kullanmak, rekabetin hemen her yerde hissedildiği günümüz global pazarında zorunluluktur. Bir kargo firması için araçlarının nerede olduğunu bilmek ve onları takip etmek, bir basımevi için en yeni tasarım ve düzenleme araçlarını kullanmak oyunda kalmalarını sağlayan etkenlerdir.Teknoloji merkezli sektörlerde yer alan markalar içinse durum çok daha zor; Bill Gates bir keresinde; &#8220;Hergün 18 ay sonra gerçekleşebilecek bir felaketin eşiğinde yaşıyoruz.&#8221; diye dile getirmişti bilişim sektöründe yer alan bir marka için kısa sürede yeni teknoloji ve yeni ürünler sunmamanın sonuçlarını. En iyi tasarımcılarını, programcılarını ve geliştiricilerini kaybetmeleri durumunda, Google, Hp, Dell, Creative, büyüklüklerinden bağımsız olarak hepsi aynı sona mahkumlar.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/04/Technology_management_LG_FOC.png"><img class="size-full wp-image-1061 aligncenter" title="Technology_management_LG_FOC" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/04/Technology_management_LG_FOC.png" alt="" width="600" height="218" /></a></p>
<h1>Olmazsa Olmaz ama Yeterli Değil!</h1>
<p>Bazıları için ölümcül derecede, bazıları için çağın standartları açısından yeteri kadar teknoloji olmazsa olmaz. Ama tek başına yeterli değil.</p>
<div id="attachment_1062" class="wp-caption alignleft" style="width: 238px"><img class="size-full wp-image-1062" title="İlk Dijital Ses Oynatıcı" src="http://www.marketingturkiye.net/wp-content/uploads/2010/04/IXI.jpg" alt="" width="228" height="291" /><p class="wp-caption-text">İngiliz mucit ve iş adamı Kane Kramer&#39;ın 1981&#39;yılındaki orjinal çizimi.</p></div>
<p>Çağımızın en büyük pazarlama başarılarına imza atan, gelenekselleşen örneklerimizden IPod&#8217;u ele alalım. Ipod&#8217;un kullandığı teknoloji ortalamada 24 yıllık. İngiliz mucit ve iş adamı Kane Kramer 1981&#8242;de Dijital Ses Oynatıcısını, Cambridge&#8217;te bulunan İngiliz Teknoloji markası ARM  Holding 1983&#8242;te Ipod&#8217;un kullandığı işlemci olan ARM işlemci mimarisini ve Amerikalı mucit George Gerpheide Nisan 1994&#8242;te dokunuşa duyarlı, hareketi dijital girdiye çeviren &#8220;touchpad&#8221; teknolojisini buldu. En yakın teknolojiyi bile ele alsak 16 yıl gibi bir zaman söz konusu&#8230;</p>
<p>Bu teknolojiye sahip birçok marka, dijital ses oynatıcısı, tam karşılamasa da bilinen adıyla MP3 player üretiyordu, IPod dünya çapında bir çılgınlık olana kadar. Sahip oldukları teknoloji aynı olmasına rağmen neden aynı başarıyı elde edememişlerdi? Çünkü teknoloji tek başına marka ve akım yaratmak için yeterli değildir. Teknolojiye &#8220;birşeyler&#8221; eklemek gerekir&#8230; Bu &#8220;birşeylerin&#8221; ne olduğu pazara, sektöre ve ürüne göre değişmekle beraber bunu algılayabilen şirketler, devleri yerinden edebilecek şekilde, pazarın dinamiklerini değiştirmektedirler. Etrafınıza bir bakın, şu an vazgeçilmez olduğunu düşündüğünüz markaların birkısmı 20 yıl önce yoktu&#8230;</p>
<h1>Birşeyleri Anlamak&#8230;</h1>
<p>Teknolojiye &#8220;birşeyler&#8221; eklemek, özetle; o ürün grubunun hitap ettiği insanların ürünün fonksiyonelliği ve bileşenlerinden öte ne beklediğini anlama ve bunu sunmaktır. Birbaşka deyişle ihtiyaçlarını değil isteklerini karşılamak, duygusal açıdan tatmin sağlayan ürünler sunmaktır. Teknolojinin tanımında yer aldığı gibi fonksiyonelliği <strong>&#8220;hayata yansıtmaktır&#8221;</strong></p>
<p>Öyle olmasaydı, orijinal olarak lastik bot, ayakkabı üreten bir firma, 5,5 milyon nüfuslu bir ülke olan Finlandiya&#8217;dan çıkıp cep telefonu pazarında, Motorola, Siemens gibi o zamanki global oyuncuları yerinden nasıl ederdi? Ancak Nokia onların göremediğini görmüştü; 90&#8242;larda yaygınlaşmaya başlayan cep telefonunun gelecekte önemli bir &#8220;bir moda ürünü , aksesuar&#8221; olacağını. Bu yüzden farklı renklerde, farklı şekillerde telefonlar üretmeye başladılar. İnsanların kendilerine özel hissedebileceği, tarzlarını yansıtan telefonlar&#8230; Nokia&#8217;nın telefonlara oyun eklemesiyle ise pazarın tüm dinamikleri değişerek, Nokia&#8217;nın öngördüğü üzere cep telefonu günlük hayatın pahalı bir oyuncağı haline geldi.</p>
<p>Buzdağının suyun altında kalan kısmını görebilmek bütün farkı yaratır. İletişim bir ihtiyaçtır, farklı ve şık görünen, kişiye özel aksesuarlar veya seyahat sırasında oyun oynayabilmek ise istek. Telefonu sattıran şey, teknoloji değil; Nokia&#8217;nın yıllar önce görmeyi başardığı kavramlar; rekleri, şekli, kişiselleştirilebilmesi, tasarımı&#8230; İronik olan ise, Nokia&#8217;nın yıllar içerisinde değişen pazar dinamiklerine adapte olabilmenin ötesinde yeni istekleri anlayabilme becerisinin körelmesi ve dünya devi olmasını sağlayan aynı kavramlardan dolayı ABD pazarında Iphone&#8217;a yenilmesi&#8230;</p>
<h1>Kimse İnşaat&#8217;ta Oturmak İstemez&#8230;</h1>
<p>Teknoloji iş dünyasının ve belki de genel olarak Dünya&#8217;nın betonudur. Ona sırtını dönen hiçbir şirket, marka uzun yıllar ayakta kalamaz.</p>
<p>Modern binaları ayakta tutan ve binaların bina olmasını sağlayan temel bileşendir beton. Betonsuz büyük, sağlıklı bir bina düşünülemez.  Sadece temel bileşenleri olan ve ayakta durabilme becerisine, fonksiyonuna sahip bir yapı içinde yaşamak için yeterli mi?  Hadi sadece betondan olan  bu inşaata bir de kapı pencere takalım bunlar da teknolojinin kullanıcı arayüzü olsun. Fonksiyonel açıdan içinde barınılabilir ama birşeyler eksik&#8230; Yeri, duvarların boyası, mobilyalar, mutfak dolapları, beyaz eşyalar, zemin kaplaması, duvarlardaki resimler, tablolar, posterler&#8230;</p>
<p>Şirketler, markalar, ürünlerini veya hizmetlerini tasarlarken, paketlerken, tanıtırken  fonkisyonelliğin yanında şu iki kavrama odaklanmalıdırlar; duygusallık ve kişisellik. Betondan yapılmış sağlam altyapılarını, duvar renkleri, zemin ve malzeme seçimi ile kişiselleştirmeli, yapılarına koydukları mobilya ve tablolarla duygusal açıdan alıcıya fayda sağlayan bir hale getirmelilerdir.</p>
<p>Beton, çelik, su boruları ve elektrik kablolarından başka birşey bulunmayan bir yapı, inşaattır ev değil. Ve insanlar  &#8221;Ev&#8221; satın  alırlar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.marketingturkiye.net/is-dunyasinin-betonu-teknoloji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
