Erman Yaman
Eğer “Kim yazıyor bu yazıları?” diye merak ettiyseniz, sizi daha fazla merakta bırakmadan hemen söyleyeyim, ben yazıyorum, Erman Yaman. Peki kimdir Erman Yaman
Yesterday is history, tomorrow is a mystery, today is a gift, that’s why we call it the present.
– Joan Rivers
Geçmiş
İlkokul yılları, Halil Vedat Fıratlı Pansiyonlu İlköğretim Okulunda başlıyorum eğitim hayatıma. Sabah 7 akşam 6 tam gün mesai yapıyorum o aralar. İlk bilgisayarımı alıyorum, 5 senedir her fırsatta babamın işyerine gidip, kah ms dos ta saçma sapan şeyler yazıp “bad command or file name” mesajı aldığım, kah “Lotus”, “Prince of Persia” gibi oyunlar oynadığım alet artık bizim evde… Hemde öyle görmeye alışık olduğum, Ms-Dos veya Windows 3.1′le değil Windows 95 işletim sistemiyle gelmiş…Orta okulun ilk iki senesi Halil Vedat Fıratlıda son senesi ise Esenkent Atatürk İlköğretim Okulu’nda geçiyor. Bilgisayara olan merakım devam ediyor, fakat bilgisayar benim için artık sadece oyun aracı olmaktan çıkıyor, PCNet dergisinin verdiği kitapçıkları okuyarak NotePad te HTML sayfaları yazmaya başlıyorum. Ortaokul yıllarında bir de müzik giriyor hayatıma. O yıllarda Metallica’nın hitlerini dinliyorum aileme zorla aldırdığım walkman’den, Sözlerin yarısından azını anladığım, anladıklarımın yarısını da yanlış anladığım bir dönem bu…
Liseyi ailemin ısrarı üzerine, kazandığım eve uzak olan Anadolu Lisesinde değil, evimize oldukça yakın olan yabancı dil ağırlıklı, Bahçeşehir Atatürk Lisesinde okuyorum. Bilgisayar ve müziğe olan ilgim hala devam ediyor. Bilgisayar da artık, FrontPage’ten Dreamweaver’a geçiyorum websitesi tasarlarken. Bedava hosting sağlayan sitelerden alınan hesaplarla, bir sürü saçma sapan internet sitesi tasarlıyorum. Bir sürü değişik programa merak salıyorum, Photoshop, CorelDraw, Flash, Swish, Visual Basic, SoundForge… Kullanabildiğim programlar listesini en hızlı genişlettiğim dönem lise yıllarım. Lise yıllarında dinlediğim grupların listesi de genişliyor, Children of Bodom, In Flames, Dark Tranquility gibi kuzeyli grupları dinlemeye başlıyorum. Bu çok sevdiğim müzik türüne biraz daha dahil olmak için lise yıllarında, Davul (Bateri) çalmaya başlıyorum. Grup kurup, Öss’ye gireceğim sene iki adet konsere çıkıyorum. Son sene bir de, İEL’den aldığım bir – bir buçuk aylık kısa film eğitimiyle, kısa fime merak sarıyorum ama lisede kısa film çekmek kısmet olmuyor. Öss’den önce çok sevdiğim bilişim alanında teknik bir iş yapmak istemediğime karar veriyorum ve vazgeçiyroum sayısal tercih yapmaktan.
Anadolu Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü’nü kazanıyorum ve hayatımın en güzel dört yılı başlıyor. Üniversitenin ilk yılları bana çok değerli dostlar ve hayatımın aşkını kazandırıyor. Müzikle hala ilgileniyorum ama ayırabildiğim zaman azalıyor üniversitede, artık stüdyolara gidecek zamanı bulamıyorum bu yüzden eve davul alıyorum. Bir de 4 aylık zorlu bir ABD serüveni yaşıyorum üniversite yıllarında. ABD’de geçirilen bu maceralı 4 ay bana önemli tecrübeler kazandırıyor. ABD ‘de döndüğümde borsa ve portföy yönetimiyle ilgilenmeye de başlıyorum, gerçi bu konuda profesyonelleşme gibi bir niyetim yok, sadece kendi yatırımlarımı yönetmek için öğreniyorum. Fakat üniversitede ilgi alanlarım daha çok görseller üzerinde yoğunlaşıyor. Bir DSLR fotoğraf makinesi alıp fotoğrafçılığa , Adobe Premiere öğrenip video düzenleme ve kurguya başlıyorum, hatta 12 kişilik mükemmel bir ekiple “öncesi” adlı kısa film çekip tüm kurgusunu kendim yapıyorum. Erman Y Photography‘yi açıyorum. Yine bu dönemde okulda bazı klüplere ve projelere afiş ve billboard tasarlıyorum, fotoğraf ve fotomanipülasyon yarışmalarına katılıyorum, özetle üniversite yılları hareketli (video, film) ve statik (fotoğraf, afiş, billboard v.b.) görseller üzerindeki tecrübe ve yeteneklerimi arttırdığım yıllar oluyor. Pazarlama kariyeri yapmak istediğime karar verdiğim için, pazarlamanın önemli unsurları olduğuna inandığım görseller (afiş, billboard, video, reklam filmi, web tasarım, outdoor gibi…) üzerinde bilgi ve yetkinlik sahibi olmak mantıklı bir seçim gibi geliyor bana. Bir yandan da alabildiğim kadar marketing konulu dersler almaya ve ödevlerini itina ile yapmaya çalışıyorum. Hatta reklamcılık okuyan arkadaşların ödevlerine yardım ediyorum sık sık. Pazarlama ile ilgili teorik ve pratik bilgimi arttırmaya çalışıyorum, bu anlamda Kampüste Marketing ve Kamp’08 gibi eğitim kamplarının çok büyük katkıları oluyor. Ve sonunda üniversite de bitiyor…
Yaşadıklarım, ilgi alanlarım, eğitimim bana neler kattı diye arkaya dönüp baktığımda şunları görüyorum;
- İyi bir yabancı dil; İlkokul 3 ten beri gördüğüm ingilizce dersleri, günlük aktif kullanım ve yurtdışı tecrübeleriyle birleşince iyi sayılabilecek bir ingilizceye sahip oldum.
- Bilişim sektörü altyapısı; Bilgisayar, internet ve teknoloji konularıyla yıllardır severek ilgilendiğim için bilişim sektöründe faaliyet gösteren markalar, bu markaların konumları, ürünleri, hizmetleri ve müşteri kitlesi hakkında bilgi sahibi oldum. Kullanmayı öğrendiğim çok çeşitli (Sound Forge’tan, Photoshop’a , Visual Basic’ten, Adobe After Effcts’e, Corel Draw’dan, Dreamweaver’a) ileri düzey programları profesyonel anlamda hiç kullanmayacak olsam da, bu programları kullanabilmek, diğer kullanıcıların taleplerini, şikayetlerini ve beklentilerini daha iyi anlama böylece yazılım kullanıcısını yakından tanıma fırsatı sundu bana.
- Pazarlama altyapısı; Üniversitede aldığım dersler, yeraldığım projeler ve daha önemlisi katıldığım Türkiye’nin en saygın 2 pazarlama eğitim konferansında dinlediğim aralarında Mustafa İçil, Levent Soygür, Mustafa Seçkin, Alper Alptekin, Yalçın Lokmanhekim, Rıdvan Uçar, Özlem Akbayır gibi çok önemli isimlerin yer aldığı onlarca pazarlama profesyoneli ve Özlem Çakır gibi muhteşem bir kariyer gelişim uzmanının anlattıkları, önerileri ve paylaştıkları tecrübeler pazarlamanın dününü bu gününü, işleyişini kavramama yardımcı oldu.
- Kendi kendime ve çabuk öğrenebilme yeteneği; Birbirinden oldukça farklı, bilgi ve çalışma gerektiren, fotoğrafçılık, tasarım, profesyonel video editing ve kurgu, film çekim teknikleri, web master’lık, müzik (davul ve gitar çalmak), borsa ve portföy yönetimi, gibi konularla ilgilenip kendi kısa sayılabilecek sürelerde kendime öğrenebilmiş olmam bana böyle bir özelliğimin olduğunu gösterdi.
Hayatımın günümüze kadar olan kısmını biraz gevezece anlattım sizlere. Okumaya değer bulduğunuz ve zaman ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ediyorum.
Günümüz
Erman Yaman’ın geçmişte neler yaşadığını ve geçmişin O’na neler kattığını okuduktan sonra, gelelim Erman Yaman şu anda ne yapıyor sorusuna…
Koşuşturmacalı geçen bir yazın ardından askere gidiyorum, Lojistik Komutanlığı AFYONKARAHİSAR. Bu yazıyı yayınladıktan 24 saat sonra birliğime teslim olmuş olacağım. Mayıs 2009′da tekrar aranızda olmayı sabırsızlıkla bekliyorum. (13 Aralık 2008)
Erman Yaman
Gelecek
Erman’ın neler yaptığını ve neler yapmakta olduğunu öğrendikten sonra, merak eden okuyucularımız için; Erman neler yapmayı planladığını anlatıyor;İlk etapta, bilişim firmaları öncelikli olmak üzere, çok uluslu bir firmada pazarlama kariyerine adım atmak istiyorum. Eğer şartlar uygun olursa, kariyerimin erken dönemlerinde gerekli iş tecrübesini (3-5 yıl) kazandıktan sonra MBA yapmayı düşünüyorum.
Daha ilerisini şu anda bulunduğum noktadan görmek oldukça zor. Tabi ki 5 sene sonrası için olmak istediğim yerler, yapmak istediğim işler var. Ama bunları şimdilik plandan çok istek olarak görüyorum. Bir şeyi planlayabilmek için çok sayıda değişkenin değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Fakat nihayi hedefimi soruyorsanız kendimi uluslararası bir firmada başarılı bir pazarlama yöneticisi olarak görmek diyebilirim.
Saygılarımla;
Erman Yaman


