Tem 23, 2010

Yazar : Erman Kategori : Alternatif Bakış, Fikirler ve Düşünceler, Haberler, Tüm Yazılar, Önemli Başlıklar | 0 Yorum

Nokia’da Değişim Rüzgarları

Nokia’da Değişim Rüzgarları

9 Nisan 2010 tarihinde yazdığım teknoloji ve iş dünyası konulu yazımda, markalaşma yolunda fonksiyonellikle insanların ihtiyaçlarına cevap vermenin yanında, çarpıcı bir tasarım gibi duygulara hitap eden özelliklere de sahip olmanın gerekliliğini rakiplerinden çok önceleri fark eden Nokia’nın, öncülüğünü yaptığı bu akımın dinamizmine ayak uyduramayıp, kurallarını kendi koyduğu oyunda, ABD pazarında Apple IPhone’a karşı üst üste yenilgiler aldığını yazmıştım.

“İş Dünyasının Betonu; Teknoloji” başlıklı yazıdan.
“İletişim bir ihtiyaçtır, farklı ve şık görünen, kişiye özel aksesuarlar veya seyahat sırasında oyun oynayabilmek ise istek. Telefonu sattıran şey, teknoloji değil; Nokia’nın yıllar önce görmeyi başardığı kavramlar; rekleri, şekli, kişiselleştirilebilmesi, tasarımı… İronik olan ise, Nokia’nın yıllar içerisinde değişen pazar dinamiklerine adapte olabilmenin ötesinde yeni istekleri anlayabilme becerisinin körelmesi ve dünya devi olmasını sağlayan aynı kavramlardan dolayı ABD pazarında Iphone’a yenilmesi…

Wall Street Journal kaynaklı yazıya göre, pazar payı %41′den %39′a düşen Nokia, çözümü 1980′den beri Nokia için çalışan ve 4 yıldır görevini CEO olarak sürdüren Olli-Pekka Kallasvuo ile yollarını ayırmakta buldu. Nokia’dan gelen resmi bir açıklama olmaması, bu durumu spekülasyon statüsünden kurtaramamakla birlikte Kallasvuo spekülasyonla ilgili CNBC televizyonuna yaptığı açıklamada şöyle konuştu;

“Geçtiğimiz haftalardan, pozisyonum ve benimle ilgili bir çok spekülasyon dolaşıyor. Bunun Nokia’ya zarar verdiği ve öyle ya da böyle buna bir son verilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu konuya ışık tutabilecek bir konumda değilim bu yüzden daha fazla yorumum yok, elimdeki işlere odaklanmaya çalışıyorum.”

Iphone’la rekabet etmeye çalışırken, yılın ikinci çeyreği itibariyle net karının %40′ını kaybeden Nokia konuyla ilgili suskunluğunu resmen bozmasa da, yine Wall Street Journal’a göre Nokia yönetim kurulu başkanı Jorma Ollila ABD’nin en büyük teknoloji şirketlerinden birinin CEO’su ile görüşmüş, fakat CEO Finlandiya’ya taşınmayı reddettiğinden, gözünü başka bir Amerikalı CEO’ya dikmiş.

Wall Street Journal’ın bilgi edindiği kaynağın “Nokia değişimde çok kararlı” sözleri Nokia’nın ABD borsalarındaki hisselerini %5 yukarı taşıyarak ABD pazarının da bu değişime olumlu baktığını gösterdi.

Tarihte farklı ülkelerin, farklı çağlardaki dünya hakimiyetleri gibi, şirketlerin de pazarda dönem dönem hakimiyetleri, çıkışları inişleri olur. Tasarımıyla, kullanıcı dostu yapısıyla ve beraber uyum içinde çalıştığı Apple takım arkadaşlarıyla Smartphone çağının hakiminin Iphone olduğu, Nokia’nın takipçi konumuna düştüğü su götürmez bir gerçek. Ancak Nokia bu durumdan CEO’yu tek başına sorumlu tutup, değiştirerek her sene teknik direktör değiştirip, değişimi dikiş tutturamamakla eş anlamlı hale getiren futbol takımlarına benzeme tehlikesiyle karşı karşıya diye düşünüyorum. Iphone’a karşı alınan yenilgileri CEO’yu değiştirerek bertaraf etmeye çalışmak, CEO’ya “Iphona’u neden sen icat etmedin?” diye sormakla eş değer. Zira Olli-Pekka Kallasvuo’nun CEO koltuğuna oturduğu yılın, Iphone’un adeta patladığı 2006 yılı olduğunu, her ne kadar takipçi konumunda olsa da takibi olabildiğince yakın tutmak adına Kallasvuo önderliğinde ITunes’a rakip olarak, müziğinden, uygulamasına, temasına bol bedava ilçerik barındırarak smartphoneların hemen her ihtiyacına cevap veren Ovi Mağazası’nın geliştirildiğini ve zenginleştirildiğini, Nokia’nın yine bu dönemde çıkardığı bazı modellerinin düşük maliyet, kolay kullanım ve günümüz yaşantısıyla entegre özellikleriyle “Iphone Killer” (Iphone Katili) olarak adlandırıldığını unutmamak gerek.

Nokia’nın enerjisini kaybedilmiş savaşların sorumlularını aramaktansa, rövanşı almak adına  ”i” jenerasyonunu anlayıp, Smartphone 2.0′a imzasını atmak için harcamasının daha mantıklı bir hareket olacağına inanıyorum.

Yorum Yazın