Tutkulu Çaylaklar Aranıyor!

Los Angeles Flarmoni Orkestrası yeni bir orkestra şefi aradığında, dünyanın en prestijli şefleri bu pozisyon için başvurdu. Ancak onlar Venezuela’lı Gustavo Dudamel’i, CV’si rakipleriyle karşılaştırılamayacak kadar boş olan 26 yaşındaki bir genci seçtiler. Neden? Çünkü LA Flarmoni orkestrası, prosedürü bilen, dünün işini yapabilecek birini değil, yenilikçi, orkestrayı yeni yöntemlerle yeni kitlelerle tanıştırırken alışılagelmiş yöntemler ve tabular tarafından kısıtlanmayacak kadar “tecrübesiz”, hırslı ve tutkulu bir lider arıyordu.

Tecrübe ve bilgi birikimi bir grubu ya da şirketi yönetmek için önemli olsa da, tutku bağlılık ve inanç gibi kavramlardan daha önemli olduğu söylenemez. Bilgi ve tecrübe zamanla elde edilebilir fakat tutku duyulmayan bir konuda uzun süre çalışılması tutku doğurmaz.  Bunun farkında olan LA Flarmoni Orkestrası genelde “alma” eğiliminde olan tecrübe ve bilgi sahibi insanlardansa, “verme” eğiliminde olan bir “çaylağı” tercih etmiş.

İlerleme sağlayan, çığır açan, değişim yaratan, yenilikler, yaratıcı fikirler genelde çaylaklardan gelir, üst düzey yöneticilerden değil. Çünkü tecrübe ve bilgi birikimi sahibi insanlar birşeyleri değiştirmek istemezler, “status quo”yu korumaya meyillidirler. Çünkü tecrübe ve bilgi birikimi uzun yıllarda edinilir ve maliyeti yüksektir. Tecrübe ve bilgi birkimine sahip kişiler, sahip olduklarının mevcut sistemde değerli olduğunu, ve yepyeni bir sistemde bu değerlerin kendilerini koruyamayabileceğini bilirler. Mevcut gidişatı olduğu haliyle muhafaza etmeye meyilli oluşlarının temel sebebi budur. Oysa ki çaylakların yeni şeyler denediklerinde kaybedecekleri pek birşeyleri, dolayısıyla değişimden korkmak için sebepleri yoktur. (Apple ve Pixar’ı hangi koşullarda kurduğunu hatırlamak için Steve Jobs’ın Stanford Üniversitesindeki konuşmasını dinlemenizi tavsiye ederim, ne kadar tecrübe sahibi olunursa olunsun, değişimden korkmamak için “aç ve budala” kalınması gerektiğini unutmamak için.)

Başarının anahtarının farklılık, yenilikçilik olduğu bir ortamda, oyunun kurallarını değiştirmekten korkmayan bir ekibe sahip olmanın önemini anlatmak açısından LA Flarmoni Orkestrasının attığı adım herkese örnek teşkil etmeli. Tecrübesiz gençlere iş olanağı sağlamak riskten ziyade, başarıya doğru atılmış bir adım olarak değerlendirilmeli. Sıradanlığın başarısızlıkla eş anlamlı olduğu günümüz piyasalarında, dikkat çekici olmak hevesindeki markaların tutkulu çaylaklara ihtiyaçları var, sadece işlerin nasıl yapıldığını bilen, sistemin işlemesini sağlayan ve değişmemesi için gayret eden “idareci”lere değil.

VN:F [1.8.1_1037]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.8.1_1037]
Rating: 0 (from 0 votes)

Yorumlar

Yorum Yazın...
Unutmanyın! Sizin soru, eleştiri, öneri ve yorumlarınız, Marketing Türkiye’nin sayfalarını, konularını kısacası gelişim ve değişimini önemli ölçüde etkileyecek…
Eğer yorumunuzun yanında bir resim yeralmasını istiyorsanız kendinize bir gravatar edinin!