Yazar : Erman Kategori : Alternatif Bakış, Fikirler ve Düşünceler, Tüm Yazılar, Önemli Başlıklar | 0 Yorum
Yenilerin İşi Zordur
Yeni ürünlerin, yeni markaların, yeni işe başlayanların işi zordur. başarı için fark yaratmak gerektiğinin farkında olanlar için bile… İnsanlar yeniliğe açık olma eğilimi göstermediklerinden, yeni markanın yada yeni çalışanın farklı yaklaşımları onları rahatsız eder. Söz konusu değişikliklerin onları başarıya götüreceğine emin olamazlar.
Oysa ki başarılı markaların, insanların, başarı hikayelerini, neleri diğerlerinden farklı yaptıklarını ve nasıl çevredekilerden daha farklı bir perspektife sahip olduğunu büyük bir zevkle anlatır herkes. Ki bu kolaydır. Ortada bir başarı vardır ve bu başarıyı nedenlendirmek için bulunulan dönem ve ortamda diğerlerinden o markayı yada kişiyi ayrıştıran özelliklere bakmak yeterlidir.
Adi Dass’ın 10 altın kuralı, Robert Bosch’un başarı sırları gibi birçok başarı hikayesini toplayıp bir potada eritmeye çalışmamızın nedeni, başarıyı formülize etme çabamızdan başka bir şey değil. Bu gayet doğal bir çaba, kaldı ki önceki başarılardan öğrenilecek çok şey olduğuna inanıyorum. Fakat bu hikayeler bize genellikle düşünme tarzı ve bakış açısından başka birşey katamazlar. Çoğunlukla katmamalılar da, çünkü bundan ötesi kopyalamaktır ve zamandında yapılan yenilikler artık “yeni” değildir ve onları kopyalamak bize pek birşey kazandırmazlar. Adi Dass başarılı olmak isteyenlere; Dürüst olun, elinizin altında mutlaka okuduğunuz bir kitap oldun, şirketinizde alt-üst psikolojisi yaratmayın diyor. Bunları harfi harfine yaparak 2. bir adidas olunamayacağını hepimiz gayet iyi biliyoruz.
Geri dönüp bakmak ve başarının nedenlerini sıralamak ne yazık ki bu gün bize yardımcı olmuyor. Farklılıkların başarıyı getireceğine çevredekileri inandırmak en az başarıyı getirecek farklılıkları bulmak kadar önemli ve bir o kadar da zor. Bu başarıyı bu kadar nadir ve kıymetli yapan şeylerden biri. Farklı olmalarından dolayı dirençle karşılan ve dirence rağmen başaran insanlar; inandıkları şeye, eleştirenlerin, onların öyle ya da böyle istediği yere varacağını anlamalarını sağlayacak kadar uzun ve inatla bağlı kaldıkları için başarılıdırlar.
* Son Söz : Nasıl, inandırmak kişilere düşüyorsa, yeniliğe açık olmak ta başarıyı yakalamak isteyen organizasyonlara düşüyor. Bu konuda bir pazarlama düşünürü şöyle diyor; “Eğer bir organizasyon, inanmak için (bağlılık için) başarıya ihtiyaç duyuyorsa, ikisini de asla elde edemeyecektir.”



